YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4335
KARAR NO : 2017/6397
KARAR TARİHİ : 11.04.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi, hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalılar …Enerji Elektrik Üretim A.Ş. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının asıl-alt işveren ilişkisi içinde bulunan davalılara ait işyerinde çalıştığını, iş akdinin haksız olar…feshedildiğini, ödenmemiş alacakları bulunduğunu iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … Şirketi vekili,diğer davalı ile aralarındaki ilişkinin eser sözleşmesine dayandığını, asıl-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, tüm taleplere itiraz ettiklerini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Tinsa Ltd. Şti. vekili davacının iş sözleşmesinin iş bitimi nedeni ile feshedildiğini, kendisine tüm haklarının ödendiğini, işvereni ibra ettiğini savunar…davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece yapılan yargılamda,davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu, hüküm altına alınan alacaklardan birlikte sorumlu tutulmaları gerektiği, davacının bilirkişi raporunda hesap edilen alacaklara h…kazandığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz
Kararı davalılardan …Enerji Elektrik Üretim A.Ş. vekili temyiz etmiştir
E) Gerekçe
1-Dosyadaki bilgi ve belgelere, delillerin taktirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı … Şirketi vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Mahkemece davalı lehine hüküm altına alınan h…ve alacakların kısa kararda “davalıdan”gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise “davalılardan müştereken müteselsilen” denilerek çelişkili hüküm kurulması hatalıdır.
3-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda da taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olar…değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olar…söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir.
Günlük çalışma süresinin onbir saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağı, zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir.
Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedibuçuk saati geçemez (İş Kanunu, Md. 69/3). Bu durum günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden, haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Dairemizin kararları da bu yöndedir.
Fazla çalışma yönünden diğer bir yasal sınırlama da, İş Kanununun 41 inci maddesindeki, fazla çalışma süresinin toplamının bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamayacağı şeklindeki hükümdür. Anc…bu sınırlamaya rağmen işçinin daha fazla çalıştırılması halinde, bu çalışmalarının karşılığı olan fazla mesai ücretinin de ödenmesi gerektiği açıktır. Yasadaki sınırlama esasen işçiyi korumaya yöneliktir.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 sayılı Yasanın 68 inci maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda hesaplama yapılırken davacının 2009 yılıda dahil haftanın 6 günü 08.00-20.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenme ile günlük 10,5, haftalık ise 10,5×6=63 saat çalıştığı ve böylece 45 saati aşan 18 saat fazla çalışması olduğu tespit edilerek fazla çalışma ücreti alacağı haftalık 15 saat üzerinden hüküm altına alınmıştır.
Oysaki; dairemizce emsal mahiyette kararlar üzerinde yapılan temyiz incelemesi sonucu tünel içinde çalışan işçilerin 2010 yılına kadar üç vardiya halinde çalıştıkları,2010 yılında 12 saatlik iki vardiyaya geçildiği, tünel dışında ise 08-18.00 arası çalışıldığı kabul edilmiştir. Davacının çalıştığı yerin tünel içinde olduğu belirlenmesine rağmen bu yön üzerinde durulmadan karar verilmesi hatalıdır.
4- Hükmedilen alac…kalemlerinin net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.