Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/4145 E. 2017/6143 K. 06.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4145
KARAR NO : 2017/6143
KARAR TARİHİ : 06.04.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti ve maaş alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalının yanında şoför olarak aylık 1.200 TL ücretle çalışırken trafik kazası yaptığını, kazada araçta maddi hasar oluştuğunu ve kendisinde de ayakta tedavi olacak durumda yaralanmalar olduğunu, polis tarafından rapor tutulduğunu ve kaza raporlarını trafikten aldıklarını, aracın yapıldığı servise kaza raporlarını götürdüğünü ve 3-4 gün aracın başında beklediğini, üç maaşını alamadığını ileri sürerek ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti ve maaş alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkilinin davacıyı Ağustos 2011 ayından itibaren iki aylık deneme için işe başlattığını, eğer iki aylık denemeden sonra taraflar memnun kalır ise devam edileceği belirtilerek asgari ücretle şoför olarak çalışmaya başladığını, 11.10.2011 tarihinde şoför olarak kullandığı araç ile seyir halindeyken beton direğe çarparak trafik kazası yaptığını ve müvekkilini zarara uğrattığını, davacının ayrıca araçtan bir takım malzeme ve eşyayı aldığını ve iade etmediğini, davacının müvekkilini toplamda 20.343,00 TL zarara uğrattığını, davacının müvekkilinden hiçbir hak ve alacağı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davacının verilen kesin sürede tanık bildirmediği, iddialarını ispatlayamadığı, ayrıca verilen kesin süre içerisinde bilirkişi incelemesi için gereken gider avansını yatırmadığı ve dava şartlarını yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, davacının ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Öncelikle, dava açarken yatırılan gider ile yargılama sırasında davacıdan bilirkişi incelemesi yaptırılması için istenen gider bir birinden farklı iki usul işlemidir. Dava açarken istenen gider, gider avansı olduğu halde, yargılama sürerken bilirkişi incelemesi yaptırılması için istenen gider delil ikamesi avansıdır. Bu iki usul işlemi HMK’da farklı maddelerde düzenlenmiş olup hüküm ve sonuçları bir birinden farklıdır. Gider avansı HMK’nun 120. maddesinde, gider avansının dava şartı olduğu aynı Yasa’nın 114. maddesinde, dava şartının bulunmamasının hukuki sonuçları ise aynı Yasa’nın 115. maddesinde düzenlenmiştir. Delil ikamesi avansı ise HMK’nun 324. maddesinde düzenlenmiştir. Gider avansının yatırılmış olması bir dava şartı olup gider avansının yatırılmaması durumunda dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Delil ikamesi avansının yatırılmaması durumunda ise talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Gider avansı kalemleri içinde, delil ikamesi avansı kalemlerinin bulunmaması gerekir. Bir başka anlatımla, gider avansı hesaplanırken, delil ikamesi avansında yer alan kalemler (örneğin bilirkişi ücreti, keşif gideri) gider avansı hesabına dahil edilmemelidir. Bu nedenle, somut olayda mahkemece davacıdan istenen ve süresi içinde yatırılmayan bilirkişi ücreti gider avansı olmayıp, delil ikamesi avansıdır. O halde, davacının bilirkişi delili ikamesinde vazgeçmiş sayılacağı dikkate alınarak mevcut delil durumuna göre karar verilmesi gerekirken, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Diğer taraftan, İş hukukunda çalışma olgusunu iddia eden işçi, karşılığı ücretin ödendiğini de işveren kanıtlamalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille kanıtlanabilir. Çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. İşçinin çalışma olgusunun tespitinde işyerinde veya komşu işyerinde çalışanların tanıklığı önemli olduğu gibi tanık olarak dinlenecek kişinin tanıklığına güveni etkileyebilecek bir durumun olup olmadığı da araştırılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler ile tanık anlatımlarına göre davacı davalıya ait minibüste şoför olarak 02.08.2011-14.10.2011 tarihleri arasında çalıştığını kanıtlamış olup, davalı işveren ücretin ödendiğini kanıtlayamamıştır. Buna göre davacının asgari ücretle çalışması karşılığı hak ettiği brüt 2.008,80 TL ücret alacağının kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile talebin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
3-Davacı fazla mesai ücreti alacağı talebinde bulunmuş, davalı ise davacının alacağının bulunmadığını savunmuştur.
Dosyada mevcut Türkiye İş Kurumu’nun davalı işverene yaptığı denetim dosyasında, davacının 140 saatlik fazla mesai karşılığı net 580,00 TL fazla mesai ücreti bulunduğunun tespit edildiği görülmüştür. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 92/3 maddesi uyarınca, çalışma hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili iş müfettişleri ile işçi şikayetlerini incelemekle görevli bölge müdürlüğü memurları tarafından tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir. Davalı tarafından iş müfettişi raporunun aksi kanıtlanamadığından davacının fazla mesai ücreti isteğinin kabulü yerine reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 06.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.