Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/20438 E. 2017/7452 K. 27.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/20438
KARAR NO : 2017/7452
KARAR TARİHİ : 27.04.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın feragat sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili asıl, davalılar aleyhine işçilik alacaklarının tahsili talebi ile dava açmış, Mahkemenin ilk kararı davacının temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 10.07.2014 tarih ve 2012/30648 E. 2014/24708 K. sayılı ilamı ile özet olarak “…Aralarında organik bağ olan her iki davalının davacının hak ve alacaklarından birlikte sorumlu olup, davalı…Sağlık Dan. Ltd. Şti.’ninde sorumlu tutulması gerekirken bu davalı hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi hatalıdır. “gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında bozma kararının okunduğu 04.11.2014 tarihli duruşmada davacı asıl bozmaya karşı aynen;
“Bozma ilamına bir diyeceğim yoktur, her iki davalı beni işveren olarak çalıştırmıştır, sorumludur, ancak ben dava açıldıktan sonra dosyam yargıtaydayken hak ve alacaklarımı tahsil ettim, davamdan feragat ediyorum,..” şeklinde beyanda bulunmuş, son beyanı sorulduğunda da “..davamdan feragat ettim” demiştir.
Mahkemece dava, davacının feragat ettiği gerekçesi ile reddedilmiştir.
Davacı kararı “…feragat beyanının yanlış anlaşıldığını, alacağını aldığı için böyle bir beyanda bulunduğunu, davadan feragat kastının olmadığını, vekalet ücretine mahkum edilmesinin hatalı olduğunu…” belirterek temyiz etmiştir.
Bozma kararı, dosyadaki bilgi ve belgeler ile davacının beyanı birlikte değerlendirildiğinde, davacının feragat beyanının haktan feragate yönelik olmayıp, davayı takipten feragate yada davanın konusuz kaldığına yönelik bir beyan olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş, bu beyanın “davayı takipsiz bırakmaya yönelik mi, yoksa konusuz kaldığına yönelik mi“ olduğunu davacıya açıklatıp, sonucuna göre hüküm kurmaktır.
Mahkemece davacının beyanının “haktan feragat olarak nitelendirilmesi“ hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, 27.04.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.