Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/20221 E. 2017/7300 K. 25.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/20221
KARAR NO : 2017/7300
KARAR TARİHİ : 25.04.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti, dini ve resmi tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 2002 yılında çalışmaya başladığını, iş akdinin davalı tarafından 10.01.2012 tarihinde haksız olarak sona erdirildiğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, yıllık izin, resmi ve dini bayram çalışma ve hafta tatili çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının davalı işyerinde 10.03.2006-05.11.2007 tarihleri arasında ve 23.06.2008-10.01.2012 tarihleri arasında olmak üzere 2 dönem halinde çalıştığını, davacının 1.dönem çalışmasında kendi isteği ile işten ayrıldığını, 2.dönem çalışmasında ise iş akdinin davalı tarafından haklı sebeple feshedildiğini, davacının son dönemde … AVM’de mağaza sorumlusu olarak çalıştığını, son 6 ayda disiplinsiz davranışları sebebi ile davacıya ihtar cezası verildiğini, hakkındaki duyumlar sebebi ile aralık 2011 ve Ocak 2012’de işyerinde mal sayımları yapıldığını, işyerinde çalışan diğer personelin beyanlarına göre davacının 25-30 çift ayakkabıyı çöpe attığının, yabancı uyruklu ve fatura almayan müşterilere indirim yapıyor gözükerek aldığı parayı zimmetine geçirdiğinin, fatura düzenlemeden ürün satışı yaptığının ve işyeri ortaklarından biri hakkında “sülo” tabirini kullandığının ve bu kişiye ağza alınmayacak küfürler ettiğinin, diğer personelin satışlarını da kendi adına yazarak çıkar sağladığının ve mal sayımı sonunda toplam 10.616 TL açığı olduğunun tespit edildiğini, davacının yazılı savunma yapmaktan kaçındığını ve iş akdinin 10.01.2012 tarihinde haklı nedenle feshedildiğini, davacının herhangi alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C)Mahkemenin ilk kararı dairemizin 2015/22575 Esas, 2015/25341arar sayılı ilamı ile özetle ve sonuç olarak “1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Hizmet döküm cetvelindeki kayıtlara göre davacının davalı işyerinde çalışması 10.06.2004-05.11.2007 ve 23.06.2008-10.01.2012 arası iki dönem şeklinde olup, davacının 05.11.2007 ve 23.06.2008 tarihleri arasında davalı yerde çalışma kaydı bulunmamaktadır. Ayrıca davacının çalışma dönemine ilişkin imzalı bordrolar ve yazılı iş sözleşmesinden de, davacının davalı işyerinde iki dönem halinde çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu durumda hizmet süresinin kayıtlara göre belirlenerek sonuca gidilmesi gerekirken çalışmanın bilirkişi mütalaasına itibarla kesintisiz olduğunun kabulü hatalıdır.
3-Dosyada bulunan fazla mesai alacağı tahakkuku içeren imzalı bordrolar mahkemece değerlendirilmemiştir. Öncelikle, ibraz edilen bu bordrolara ve imzalara karşı davacının diyeceği sorulmalı, sonucuna göre bordrolarda belirtilen fazla mesai ücreti tahakkuklarının, davacının toplam fazla mesai ücreti alacağından dışlanıp dışlanmayacağı değerlendirilmelidir. Mahkemece söz konusu değerlendirme yapılmadan davacının fazla mesai ücreti alacağına hükmedilmesi hatalıdır.
4-Hükmedilen miktarların net mi, yoksa brüt mü olduğunun belirtilmemesinin infazda tereddüte yol açacağının düşünülmemesi “gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak rapor alınmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Karar başlığında dava tarihinin 02.02.2012 yerine 23.10.2015 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olduğundan bozma sebebi yapılmamıştır.
3-Bozma ilamına uyulmasına ve 2 dönem çalışması kabul edilerek buna göre bilirkişi ek rapor hazırlanmasına ve burda bu hizmet süresine göre net 20.155,76-TL kıdem tazminatı ile net 5.614,68-TL yıllık izin ücreti hesaplanmasına rağmen bozmadan önceki 21.947,86-TL kıdem tazminatı ile 6.220,-TL yıllık izin ücretine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.