Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/30746 E. 2014/39032 K. 08.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/30746
KARAR NO : 2014/39032
KARAR TARİHİ : 08.12.2014

… vekili avukat … ile …Başkanlığı vekili avukat … aralarındaki dava hakkında …. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 24.10.2013 gün ve 2011/534 2013/532 sayılı hükmün Dairemizin 15.5.2014 tarih ve 2014/428-15572 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.

K A R A R
Davacı, davalı kurum mensuplarına sağlık hizmeti verdiğini, Kasım 2010 döneminde gönderdiği faturalarda yapılan incelemeler sonucu alacaklarından 833.736,50.TL tutarının davalı kurumca haksız olarak kesinti yapıldığını ileri sürerek bu miktarın tahsilini istemiş, daha sonra verdiği ıslah dilekçesi ile de dava değerini 838.650,20.TL’ye yükseltmiştir.
Davalı yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizce bozulması üzerine, davacı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Davacı, sağlık hizmeti sunmasına rağmen alacağından davalı tarafından haksız kesinti yapıldığını ileri sürerek yapılan bu kesintilerin tahsili isteminde bulunmuştur. Davaya konu kesintilerle ilgili olarak, dosyada mevcut uzman bilirkişi heyeti tarafından Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’ nun 24.05.2011 tarihli davalının tıbbi uygunluk denetimi yapabileceği yönündeki kararı ve bunun sınırları da dikkate alınarak tek tek ve ayrıntılı olarak inceleme yapılarak 25.04.2013 tarihli bilirkişi raporunun tanzim edildiği ve bu rapora karşı davalı idarenin itirazları yönünden aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı dosya kapsamı ile sabittir. Anılan bilirkişi heyet raporu ve ek raporunun taraf ve yargı denetimine açık, yeterli ve hükme esas alınmaya layık olduğu ayrıca dava tarihi olan 02.12.2011 tarihinden önce yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.’ nun 109./3. madde ve bendindeki, “Dava açılırken talep konusunun kalan 2014/30746-39032
kısmından açıkça feragat edilmiş olması hali dışında kısmi dava açılması talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez” hükmü nedeniyle fazlaya ilişkin hakkın dava dilekçesinde saklı tutulmamış olsa da sonradan yapılacak hesaplama ile ortaya çıkan sonuca göre, belirsiz alacak davası niteliği de dikkate alınarak talebin artırılmasının mümkün olduğu anlaşılmıştır. Bu durum doğru olarak mahkeme tarafından da kabul edilmiştir. O halde temyiz incelemesi sırasında mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken sehven Dairemizin 15.05.2014 tarih ve 2014/428 Esas 2014/15572 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği anlaşıldığından, davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 15.05.2014 tarih ve 2014/428 Esas 2014/15572 Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak mahkeme hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme taleplerinin kabulü ile Dairemizin 15.05.2014 tarih ve 2014/428 Esas 2014/15572 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, ve hükmün ONANMASINA, 8.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.