YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16256
KARAR NO : 2014/7179
KARAR TARİHİ : 11.04.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/07/2013 tarih ve 2012/187-2013/191 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … Bank A.Ş. vekili ile fer’i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL’nin altında bulunduğundan 6100 Sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun’la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 18.10.1999 tarihinde 3599 no’lu vadeli hesaba Yurt Security … Shore Bank Ltd’ye 12.410 TL yatırdığını, müvekkili adına … A.Ş’ye izafeten … A.Ş. ve TMSF’ye karşı açmış oldukları davanın husumet yönünden reddine karar verildiğini ancak, daha sonra Yargıtay kararlarıyla müvekkiline ödenmeyen para dolayısıyla … ve külli halef olarak … Bank’ın sorumluluğuna gidilebileceğinin anlaşıldığını, müvekkilinin aslında tasarrufunu … A.Ş’de değerlendirmek üzere ilgili bankaya başvurduğunu ancak, banka yetkililerinin aldatıcı ve ısrarlı beyanları ile müvekkilini Yurt Security … Shore Bank Ltd’nin, … A.Ş’nin güvencesi altında olduğu hususunda ikna ettiklerini, müvekkilinin iradesinin fesada uğratılarak dolandırıldığını ileri sürerek, 12.410 TL’nin 18.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Bank A.Ş. vekili ile fer’i müdahil TMSF vekili, kesin hüküm, husumet, zaman aşımı, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden ve davacının serbest iradesiyle kıyı bankacılığını tercih ettiğini, müvekkilinin ayrı bir tüzel kişiliği olup, … shore bankası ile aralarında hiçbir organik bağın ve müvekkili bankanın … shore bankası nezdindeki mevduatlar için herhangi bir garantisinin bulunmadığını, davacının … shore hesap cüzdanını aldıktan sonra herhangi bir itirazının olmadığını, müvekkilinin vekalet görevini yerine getirdiğini, ceza mahkemesi kararının kesin delil niteliğinde bulunmadığını, paranın fiilen Kıbrıs’a gönderilmediği iddialarının dinlenemeyeceğini, kayden transferin fiktif transfer olmadığını, usulüne uygun aciz vesikası alınmadığını, faiz talebinin yerinde olmayıp, hükmedilecek faiz oranının ancak vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranı olabileceğini savunarak, esastan da reddini istemiştir.
Fer’i müdahil … vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların bir güven kuruluşu olup, kurulan vekalet görevini özenle yerine getirmesi gerektiği ancak, davalı bankanın bu yükümlülüğünü ihlal ettiği, vekilin paranın yatırımında risksiz, emin ve azami kâr sağlayan kişi ve kuruluşları seçmede yönlendirilmesinin gerekmesine rağmen davalının … shore
./..
-2-
bankacılığını kendi bünyesinde gibi göstererek mudisini yanılttığı oysa, risklerin izahının gerektiği ayrıca, mevduat toplama gayretiyle de hareket edildiği, banka yöneticilerinin sorumluluğuna dair ceza kararlarının da kesinleştiği, davacının … shore nezdinde mevduatının bulunduğu, yapılan işlemler ile tahsilinin mümkün olmadığının belirlendiği, söz konusu bedelin aslen aktarılmadığı, bankanın ortaklarına ait grup şirketlere kredi olarak kullandırıldığının da sabit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne ve 12.410 TL’nin 18.10.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı … Bank A.Ş. vekili ile fer’i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336’ıncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını … Shore Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zaman aşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı … Bank A.Ş. vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden … A.Ş’nin 22.12.1999 tarihinde TMSF’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise … A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile … A.Ş. (sonraki unvanı … Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen … A.Ş’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı … Bank A.Ş. vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı … Bank A.Ş. vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 2. bendinin hükümden çıkarılarak yerine ”davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 21,15 TL başvuru harcı ve 184,30 TL peşin harcın talep halinde karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,” ibaresinin eklenmesine, 3. bentte yer alan “Davacının yaptığı 277,75 TL yargılama gideri” ibaresinin çıkarılması ile yerine “Davacı tarafça yapılan 72,30 TL yargılama giderinin” ibaresinin yazılmasına ve mahkemece gerekçeli kararın alt kısmında harç ve masraf dökümü olarak belirtilen kısmın harç beyanı bölümünün tamamının ve davacı yargılama gideri bölümündeki “208,75 TL ilk masraf” ile “277,75 TL” ibarelerinin çıkarılarak yerine “72,30 TL” ibaresinin yazılmak sureti ile kararın davalı … Bank A.Ş. ile fer’i müdahil TMSF yararına bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı … Bank’a iadesine, 11.4.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.