YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/14721
KARAR NO : 2017/8481
KARAR TARİHİ : 19.09.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen 27.09.2007 tarihli, 2006/897 E. ve 2007/867 K. sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararda denetim süresi 5 yıl olarak öngörüldüğü halde, suça sürüklenen çocuklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlarda, 5395 sayılı Kanun’un, 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’la değişik 23. maddesine göre denetim süresinin 3 yıl olduğu ve 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesinde, açıklanması geri bırakılan hükmün, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde açıklanabileceğinin düzenlenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 25.12.2007 tarihinde kesinleşmesi karşısında, Nizip Sulh Ceza Mahkemesinin 14.05.2013 tarihli ve 2012/891 E. ve 2013/569 K. sayılı kararına konu suçun denetim süresinin bitiminden sonra 26.06.2012 tarihinde işlenmesi nedeniyle bu karara dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkındaki 25.12.2007 tarihinde kesinleşen, 27.09.2007 tarihli, 2006/897 E. ve 2007/867 K. sayılı hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği, ancak suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydı uyarınca 3 yıllık denetim süresi içerisinde ilk olarak 10.04.2009 tarihinde Nizip 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27.07.2011 tarihli 2009/530 E. 2011/916 K. sayılı kararı ile 24.03.2014 tarihinde kesinleşen TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 25.12.2007 tarihi itibariyle duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkumiyete konu suçun işlendiği 10.04.2009 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun, hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarından eylemine uyan TCK’nın 142/1-a, 152/1-a ve 31/3. maddelerinde öngörülen cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/2. maddeleri uyarınca hesaplanan 7 yıl 12 aylık dava zamanaşımı süresinin, suçun işlendiği 24.04.2006 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 19.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.