YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9290
KARAR NO : 2014/2053
KARAR TARİHİ : 07.02.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 2010/498-2012/120 tarih ve 2010/498-2012/120 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı … A.Ş. ve borcu üstlenen … vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.02.2014 günü hazır bulunan davalı … vekili Av…. ile … A.Ş. vekili Av. …ve davacılar vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin davalı bankanın … Şubesi’ne 15.10.1999 tarihinde 400,00 TL, 27.10.1999 tarihinde ayrı ayrı 1.628,00 TL, 2.511,00 TL, 1.874,00 TL, 516,00 TL ve 9.664,00 TL, 03.11.1999 tarihinde 35.000,00 TL, 08.12.1999 tarihinde 2.950,00 TL, 29.12.1999 tarihinde de 13.835,00 TL yatırdıklarını, paralarını çekmek istediklerinde paranın… bankasına havale edildiğinin söylendiğini, kendilerinin bu yönde talimatının olmadığını ileri sürerek, toplam 68.378 TL’nin hesaba yattığı tarihlerden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 2/2. maddesi uyarınca işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini, her bir davacı için 2.500 TL olmak üzere toplam 5.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, ıslahla maddi tazminatın avans faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile kıyı bankasının ayrı tüzel kişilikler olduğunu, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, müvekkili bankanın davacıların talebi doğrultusunda sadece havale talimatını gerçekleştirdiğini, istemin zamanaşımına uğradığını, diğer iddiaların da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka yöneticilerinin aralarında davacıların da bulunduğu müşterileri …’ye yöneltmek suretiyle dolandırdıkları, paraların davalı bankanın merkez şubesine açtığı hesaba aktarıldığı, paranın burada kaldığı, alacak isteminin haklı olduğu, mevduat işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın 10 yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu, bu sürenin dolmadığı, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle 68.378,00 TL alacağın davalıdan alınarak, davacılara verilmesine, bu miktarın 400,00 TL’sine 15.10.1999, 16.193,00 TL’sine 27.10.1999, 35.000,00 TL’sine 03.11.1999, 2.950,00 TL’sine 08.12.1999 ve 13.835,00 TL’sine 29.12.1999 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı … A.Ş. ve borcu üstelenen … vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336’ncı maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını… Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasına göre davalı … A.Ş. ve borcu üstlenen … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak davacı taraf dava dilekçesinde hesaba yatan paranın reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmesine rağmen ıslah dilekçesi ile hesaba yatan paranın avans faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Mahkemece hüküm altına alınan miktarın avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Dava konusu alacağa avans faizi oranlarının uygulanması mümkün iken davacı taraf dava dilekçesi ile avans faizi oranından daha düşük orandaki reeskont faizini istemiştir. Bu durumda, davacıların dava dilekçesi ile tercihini reeskont faizinden yana kullandığı nazara alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde avans faizine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi yine borcu üstlenen davalı …’nin 5411 sayılı Kanun’un 140’ncı maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması da doğru görülmeyip kararın bu yönlerden bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönlerden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … A.Ş.ve borcu üstlenen … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … A.Ş. ve borcu üstlenen … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasında geçen “avans faizi” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “reeskont faizi” ibaresinin yazılmasına, yine davalı bankaya harç yükleyen 4 ve 5 numaralı paragrafların hüküm fıkrasından tamamen çıkarılarak yerine “Davalı … A.Ş. (borcu üstlenen …) harçtan muaf olduğundan davalının harç ile sorumlu tutulmamasına ve davacılar tarafından yatırılan toplam 1.106,85 TL başvuru ve peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacılara iadesine” bendinin hüküm fıkrasına yazılması suretiyle kararın davalı … ve borcu üstlenen … yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 07.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.