YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/25579
KARAR NO : 2014/27947
KARAR TARİHİ : 24.09.2014
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ(… YETKİLİ)
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılardan … ile … avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalılar T.C. … ile … Devlet Hastanesini temsilen hazine vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazı yerinde değildir.
2-Davacı tarafından… Devlet Hastanesi taraf olarak gösterilerek dava açılmış ise de sonradan verdiği dilekçe ile husumet tevcihinde hata yaptığını belirterek davasını T.C. Sağlık Bakanlığına yönelterek bu hatasının gidermesine rağmen mahkemece karar başlığında… Devlet Hastanesinin taraf olarak gösterilmesi,
Mahkemece davada birden fazla davalı olmasına, davalı T.C. … ile davalı Şirket arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi olup, karar gerekçesinde davacının hak ve alacaklarından bu iki davalının müştereken-müteselsilen sorumlu olduğunun doğru bir biçimde tespit edilmesine rağmen hüküm fıkrasında davacının hak ve alacaklarından hangi davalının, ne şekilde sorumlu olacağı açıklanmadan infazda tereddüde yol açacak şekilde“ davalıdan ” şeklinde hüküm kurularak HMK. nun 297/2. maddesine aykırı davranılması,
Mahkemece ihbar tazminatı yönünden dava dilekçesinde talep edilen miktar yönünden dava, ıslahla artırılan miktar yönünden ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken ihbar tazminatının tamamına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi
Hükmedilen alacakların net mi, yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi,
Mahkemece re’sen hükmedilmesi gereken yargı harcının davalı şirket yerine davacıya yükletilmesi, ayrıca iki ayrı bakiye karar ilam harcına hükmedilmesi hatalı olup bozma sebebi ise de bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK geçici 3. maddesi yollaması ile HMUK 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının tamamının çıkartılarak, yerine;
“ Davanın kabulü ile,
1- 1.824,63 TL. brüt ihbar tazminatından;
400,00 TL. sinin dava tarihi olan 03.03.2010 tarihinden itibaren, 1.424,63 TL. sinin ıslah tarihi olan 24.03.2011 tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken-müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2- 9603,08 TL. brüt kıdem tazminatının, fesih tarihi olan 31.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken-müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Yasal kesintilerin infazda yapılmasına,
3- T.C. … harçtan muaf olduğundan, Bakanlık aleyhine harca hükmedilmesine yer olmadığına,
Alınması gereken 678,80 TL karar ilam harcından davacının yatırdığı 17,15 TL peşin harç ile 155,00 TL ıslah harcının mahsubu ile 506,65 TL. bakiye karar harcının davalı Şirketten tahsili ile hazineye irat kaydına,
4- Kendisine vekil ile temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.si gereğince 1.100 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken-müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5- Davacının yaptığı harçlar hariç toplam 254,00 TL. yargılama giderinin davalılardan müştereken-müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6- Davacının yaptığı toplam 172,15 TL. harç masrafının davalı Şirketten tahsili ile davacıya verilmesine,” hükmünün yazılmasına, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.