Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/3897 E. 2017/7054 K. 12.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3897
KARAR NO : 2017/7054
KARAR TARİHİ : 12.06.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- Katılan kurum görevlilerince 02/01/2009 tarihinde “… Mah. … Cad. 2123 Sok. No:80 Kat:1 …” adresinde 011427 seri numaralı ve aynı adresin 2. katı için de 011428 seri numaralı olmak üzere iki adet tutanak düzenlenmesi ve söz konusu tutanaklarda elektriği kullanan kişinin “…” isimli kişi olarak belirtilmesi, kolluk görevlilerince düzenlenen 19/07/2010 tarihli tutanakta suça konu adresin 2. katında sanık …’ ın mülk sahibi olarak ikamet ettiğinin ve… isimli kişiyi tanıyan ve bilen bulunmadığının ifade edilmesi, sanığın kovuşturma aşamasının 10/04/2013 tarihli celsesinde evin 2. katının kendisine ait olduğuna ve aboneliği 2 sene önce yaptırdığına ilişkin beyanda bulunması ve fakat mahallinde 04/06/2012 tarihinde yapılan keşif işlemi sırasında apartmanın 1 numaralı katında Makel marka …numaralı sayaç bulunduğunun, 2 numaralı katında ise sayaç bulunmadığının belirtilmesi ve dosya içerisinde bulunan “Abone Detayı” başlıklı yazıda 09/12/2011 tarihinden itibaren sanık …’ ın abone olduğunun ve aynı belgede sayaç bilgisinin 15229622 olarak belirtilmesi suretiyle keşif işlemi sırasında 1. katta olduğu ifade edilen sayaçla sanığın abonelik işlemini yaptırdığının anlaşılması karşısında; sanığın hangi katta ikamet ettiği, hangi kat için düzenlenen tutanak yönünden hakkında dava açıldığı hususlarında çelişkiye yol açıldığı değerlendirilmekle; Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı’ nca 28/04/2012 tarihli ve 2010/1210 soruşturma 2012/373 karar numaralı kararla verilen Ayırma Kararı da gözetilerek sanık hakkında ayrıca diğer kat için de dava açılıp açılmadığının araştırılarak gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde açığa çıkartılması, zincirleme suç hükümlerinin uygulama yerinin tespiti ile varsa mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi ile getirilen düzenleme yönünden haksız yere hak kaybına uğranmasının önlenmesi bakımından, her bir dava dosyasının suç ve iddianame tarihleri, kesinleşip kesinleşmedikleri tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenip, tutanaklar arasındaki süre dikkate alındığında sanık hakkında 5237 sayılı 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerekebileceği nazara alınarak öncelikle birleştirme olanağı varsa dosyalar birleştirilerek, birleştirme olanağı mümkün olmadığı taktirde dava dosyalarının bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine konulması sağlanarak TCK’nın 43. maddesinin uygulanması koşullarının tartışılıp değerlendirilmesi zorunluluğu,
2- 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki Kanunun Geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği hususu gözetilerek, sanığın kurum zararını giderip gidermediği sorularak, gidermediğinin tespiti halinde, zarar miktarının bilirkişi tarafından ayrı ayrı hesaplandığı hususu göz önüne alınarak sanığın sorumlu bulunduğu katın kesin bir biçimde tespiti ile sanığa “bilirkişi tarafından hesaplanan tüketim bedeline ilişkin zarar miktarını (vergili ve cezasız) gidermesi halinde 6352 sayılı Yasının Geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 12/06/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.