YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/30384
KARAR NO : 2014/29232
KARAR TARİHİ : 13.10.2014
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı vekili, davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin, fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 13.03.2014 gün ve 2012/3464 Esas, 2014/8324 Karar sayılı kararı ile “Taraflar arasında hizmet süresi konusunda uyuşmazlık bulunduğu, davacı işçinin, 29/09/2005-01/02/2010 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde çalıştığını iddia ettiği, davalının ise davacının kayıtlardan da anlaşıldığı üzere 20/03/2009-01/02/2010 tarihleri arasında çalıştığını savunduğu, mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının çalışma süresinin davacı iddiası gibi kabul edilmiş ise de; mahkemenin ulaştığı bu sonucun, yeterli inceleme ve araştırmaya dayanmadığı, taraf tanıklarının hizmet süresine ilişkin anlatımlarının yeterli olmadığı, bu itibarla tanıkların yeniden dinlenerek hizmet süresi ile ilgili ayrıntılı beyanlarının alınması ve kayıtlarla birlikte bu beyanların değerlendirilmesi suretiyle işçinin çalışma süresinin tespiti gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, “tanık beyanlarının yeterli olduğu ve hizmet süresini doğruladığı” gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiştir.
Direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dairemizin “Taraflar arasında hizmet süresi konusunda uyuşmazlık bulunduğu, davacı işçinin, 29/09/2005-01/02/2010 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde çalıştığını iddia ettiği, davalının ise davacının kayıtlardan da anlaşıldığı üzere 20/03/2009-01/02/2010 tarihleri arasında çalıştığını savunduğu, mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının çalışma süresinin davacı iddiası gibi kabul edilmiş ise de; mahkemenin ulaştığı bu sonucun, yeterli inceleme ve araştırmaya dayanmadığı, taraf tanıklarının hizmet süresine ilişkin anlatımlarının yeterli olmadığı, bu itibarla tanıkların yeniden dinlenerek hizmet süresi ile ilgili ayrıntılı beyanlarının alınması ve kayıtlarla birlikte bu beyanların değerlendirilmesi suretiyle işçinin çalışma süresinin tespiti gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu” gerekçesi ile verilen karara karşı yerel mahkemece “tanık beyanlarının yeterli olduğu ve hizmet süresini doğruladığı” gerekçesi ile direnilmiş olup, tanık beyanlarına göre
çalışma süresinin belirlendiği, bu nedenle direnmenin doğru olduğu, yerel mahkemesince bu hususun düzeltildiği anlaşıldığından, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.10.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.