YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11995
KARAR NO : 2014/1878
KARAR TARİHİ : 04.02.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07.03.2013 tarih ve 2012/258-2013/208 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı birleşen davada davacı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, asıl dosya kapsamında, müvekkillerinin davalı şirketin ortağı bulunduğunu, şirketin ortaklarından…’ın öldüğünü, müvekkillerinin TTK’nın 418/4. maddesi uyarınca ölenin bağlı nama yazılı payları üzerinde kanuni ön alım haklarını kullanmak istediklerini, davalıların da bu kişinin mirasçıları olduğunu, müvekkillerinin anılan haklarına dayanarak açtıkları önceki davanın kabulüne karar verilip davalı … dışındaki davalılara isabet eden payların müvekkilleri adına şirket defterine kaydedildiğini, davalı … hakkındaki kararın henüz kesinleşmediğini, bu arada … tarafından davalı şirkete keşide edilen 16.03.2006 tarihli ihtar ile diğer mirasçıların paylarının haricen satın alındığının bildirilip adına tescilinin talep edildiğini, böyle bir devir işleminin geçerli olmadığını ileri sürerek, anılan devir işleminin geçersiz olduğunun tespitini,… mirasçılarına intikal edecek paylardan Baki’ye düşecek pay dışındaki payların müvekkilleri adına şirket pay defterine tescilini talep ve dava etmiş, birleşen 2009/765 E. sayılı dosya kapsamında, davalı …’a diğer mirasçılara intikal eden şirket hisselerinin devrine ilişkin sözleşmenin gerek şekil gerekse esas yönünden hem TTK’ya hem de şirket ana sözleşmesine aykırı olduğunu belirterek devir işleminin geçersizliğinin tespiti ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen 2012/606 E. sayılı dosyada ise, davanın, murisin diğer mirasçıları ile birlikte açılmasının zorunlu dava arkadaşlığı bulunması nedeniyle gerekli olduğunu, şirket ana sözleşmesinde pay devirleri konusunda özel düzenleme getirildiğini, pay devri sözkonusu olduğunda öncelikle şirket yönetim kurulunun bu hususu kabulünün gerektiğini, davacı dışındaki mirasçıların şirket pay defterine kaydolmuş ortaklar olmadıklarını, fiilen sahip olmadıkları şirket paylarının davacıya satışına ilişkin işlemin hukuken geçersiz bulunduğunu belirterek birleşen davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, asıl dosya kapsamında derdestlik, hak düşürücü süre ve esas yönünden davanın reddini istemiş, birleşen 2009/765 E. sayılı dosya kapsamında, davacıların tarafı olmadıkları hisse devir işlemini dava edemeyeceklerini belirterek davanın reddini istemiş, birleşen 2012/606 E. sayılı dosya kapsamında ise, şirket ortaklarından müvekkilinin babas…’ın 13.06.2001 tarihinde ölümüyle mirasçılarına kalan payların mirasçılar tarafından müvekkiline devredilmesi üzerine sözkonusu payların şirket pay defterine müvekkili adına kaydının yapılması yönündeki istemin müvekkili dışındaki mirasçıların paylarının davalı gerçek kişiler adına pay defterine kaydedilmiş olması nedeniyle yerine getirilmediğini, yapılan kaydın hukuki bir dayanağı olmadığını belirterek müteveffa ortak…’dan mirasçılarına intikal eden şirket paylarının gerçek kişi davalılar adına şirket pay defterine yapılan kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Diğer davalılar/birleşen 2009/765 E. sayılı dosya davalıları davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 20.12.2011 tarih, 2010/5905 E. 2011/17291 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, asıl dava yönünden, yönetim kurulu üyelerinin veya pay sahiplerinin 6762 sayılı TTK’nın 418/4. maddesinde düzenlenen kanuni önalım hakkını kullanabilmeleri için öncelikle mirasçıların, miras taksim sözleşmesi ile paylarının tescili için şirkete başvurmaları gerektiği, davacıların dava hakkı süresi işlemeye başlamadan evvel açtıkları, red ile sonuçlanan ve kesinleşen mahkemenin 2006/57 E. 2006/102 K. sayılı ilamından sonra açılan eldeki davada, muris …n’a ait bağlı nama yazılı payların, hem mirasçı hem de davalı şirket ortaklarından olan davalı … tarafından, şirket ortağı olmayan diğer davalı mirasçılardan devralındığı ihtarı üzerine davacıların 3 aylık süre içinde TTK’nın 418/4 maddesinin kendilerine vermiş olduğu kanuni ön alım hakkını kullandıkları, muris …’a ait bağlı nama yazılı payların değerinin tespit edilerek davalı … dışındaki mirasçıların pay değerine ilişkin bedelin mahkeme veznesine depo edildiği, davalı …’ın kardeşlerine ait hisselerin kendisi tarafından satın alındığını ihtaren bildirmesi ile murise ait payların bu davalıya miras taksimi suretiyle değil satın alma suretiyle geçtiğinin ve davacıların ön alım hakkı kullanma taleplerinin haklı olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, muris…’ın davalı şirkette bulunan 440/80000 hissesinden davalı … dışındaki mirasçılara düşen payların davacılar adına şirketteki hisseleri oranında ortaklık pay defterine kayıt ve tesciline, davacılar tarafından yatırılan şufa bedeli olan 8.331,00 TL’nin pay sahiplerine payları oranında karar kesinleştiğinde ödenmesine; birleşen 2009/765 E. sayılı dava yönünden, davanın açıldığı tarih itibariyle asıl dava dosyasının yargılamasının devam ettiği ve birleşen 2012/606 E. sayılı dava dosyası dikkate alındığında, bu davadaki talebin asıl dava konusu olaya ilişkin mükerrer talep niteliğinde bulunduğu ve davacıların bu davada hukuki yararlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine; birleşen 2012/606 E. sayılı dava yönünden, her ne kadar müteveffa ortak…’dan mirasçılarına intikal eden şirket hisselerinin herhangi bir yasal neden bulunmaksızın gerçek kişi davalılar adına şirket pay defterine kaydı hukuka uygun değil ise de, birleşen dava ve bu davanın açıldığı tarihte görülmekte olan önalım davası birlikte değerlendirildiğinde, müteveffa ortak…’a ait 440/80000 hissenin davacılar adına pay defterine tescil kaydının terkini gerektiği, ancak asıl dava ile şufa davası kabul edildiğinden birleşen dava davacısı adına kayıt ve tescil talebinin yerinde olmadığı gerekçesi ile birleşen davanın kısmen kabulüne, müteveffa ortak…’a ait 440/80000 hissenin davacılar adına pay defterine tescil kaydının terkinine, asıl dava ile şufa davası kabul edildiğinden birleşen dava davacısı adına kayıt ve tescil talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalı birleşen davada davacı … vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davalı birleşen davada davacı … vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun
bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 343,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davalı birleşen davada davacı …’dan alınmasına, 04.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.