Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/10604 E. 2017/7502 K. 20.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10604
KARAR NO : 2017/7502
KARAR TARİHİ : 20.06.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Dosya arasında bulunan 09.11.2015 tarihli Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi tarafından düzenlenen raporda; suça sürüklenen çocuğun işlediği hırsızlık suçu ile ilgili fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını ”kısmen” anlama yetisinin geliştiği, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olduğunun belirtilmiş olması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesinde belirtildiği üzere, suça sürüklenen çocuk hakkında, işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda yeniden rapor aldırılıp sonucuna göre dosya arasında bulunan sosyal inceleme raporu ile birlikte suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunun karar yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, müştekinin Dairemizin bozma ilamından önce yapılan yargılamının 03.12.2013 tarihli celsesinde duruşmadan önce sanığın babası ile görüştüklerini, iade olunmayan para ile altınlarını iade edeceklerini söylediklerini belirtmesi karşısında; suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydına göre suç tarihinde sabıkasının bulunmadığı da gözetilerek, müştekiden kalan zararının da tamamen giderilip giderilmediği sorularak, sonucuna göre suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken, “ Mağdurun zararı tamamen giderilmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 231/5 vd. maddelerinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” biçimindeki yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de;
3- TCK’nın 50/1-d maddesinde yer alan “belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma” tedbiri, Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri İle Koruma Kurulları Yönetmeliği’nin 38/son maddesinde “Sanık veya hükümlünün suç işlemesinde, suça yönelmesinde ya da zararlı alışkanlıklar edinmesinde veya bağımlılık yapan maddeler kullanmasında; çevresel, psikolojik, sosyal veya ekonomik etkisi bulunan ya da sanık veya hükümlünün yeniden suç işlemesine yol açan etkenleri tetikleyecek yerler veya etkinlikler” olarak tanımlanmış olup, belirli yere gitme yasağının, failin suç işlemesi veya zararlı alışkanlıklar edinmesinde olumsuz etkileri bulunan konulara ilişkin olması ve her durumda çevrilen yaptırımın işlenen suçla mantıki bağlantısının bulunması gerekliliğine karşın suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/1-d maddesi uyarınca Kahvehanelere Ve İnternet Cafelere gitmekten yasaklanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 20.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.