Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/836 E. 2020/3873 K. 23.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/836
KARAR NO : 2020/3873
KARAR TARİHİ : 23.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine arar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR
Davacı vekili, dava konusu 6 parsel sayılı taşınmazın kayyım tarafından idare edildiğini ancak taşınmazın davalılar tarafından kullanıldığını açıklayarak, her bir davalıdan 833 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili; taşınmazın uzun süreden beri kullanıldığını, kayıt maliki …’ın vekil edenlerinin murisi olduğunu, kullanımın miras hakkına dayalı olup kötüniyetli olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalılar vekili tarafından ibraz edilen Van Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.01.2013 tarihli ve 2012/591 Esas, 2013/19 Karar sayılı veraset ilamına göre; davalıların tapu kayıt maliklerinden “…’ın” mirasçıları olduğu iddiasının usulen kanıtlandığı, davacıların kendilerine mirasen intikal ettiği anlaşılan dava konusu taşınmazda tasarruf ettikleri ve kötüniyetli haksız zilyet olarak nitelendirilmelerine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece yazılı gerekçeler ile ret kararı verilmiş ise de mahkemenin gerekçesine katılma imkanı bulunmamaktadır.
Şöyle ki; mahkemece dosyaya ibraz edilen Van Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/591 Esas, 2013/19 Karar sayılı veraset ilamı esas alınmak suretiyle, davalıların, kayıt maliki …’ın mirasçıları olduğu kabul edilmiş ise de, sözkonusu veraset ilamı Hazine hasım gösterilmek suretiyle alınmadığı gibi, dava konusu taşınmaz sahibi … ile dosyaya ibraz edilen veraset ilamında mirasçıları tespit edilen …’ın aynı kişi olduğuna dair bir belirleme de yapılmamıştır. Kaldı ki veraset ilamları aksi ispat edilebilen belgelerdendir. Ayrıca, dava konusu taşınmaz ½ hisseler ile … ile Evrak Müdürü Selim adına kayıtlı olup, davacı taraf her iki kayıt maliki açısından da kayyım tayin edilmiştir. Davalılar diğer kayıt maliki Evrak Müdürü Selim’in mirasçıları olduğu iddiasında bulunmamış, bu hususa ilişkin olarak da dosyaya herhangi bir veraset ilamı ibraz edilmemiştir.

Hal böyle olunca, davalılara, …’ın payı yönünden taşınmazın intikali ve kayyımlık kararının kaldırılması için süre ve imkan tanınmadan, dosyaya ibraz edilen veraset ilamının Hazine hasım gösterilmeden alındığı ve aksi ispat edilebilen belgelerden olduğu, taşınmazın kayıt maliklerinden Evrak Müdürü Selim’in payı yönünden ise ibraz edilmiş bir veraset ilamı bulunmadığı hususları gözetilmeden ret kararı verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna 23.6.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.