Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/12518 E. 2020/1338 K. 13.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12518
KARAR NO : 2020/1338
KARAR TARİHİ : 13.02.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili davada, vekil edeni ve davalının paydaş oldukları 715 ada 12 parsel sayılı taşınmaz hakkında taraflar arasında … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/1105 Esas sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, anılan taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı binanın ve bina altındaki dükkanların müvekkili tarafından yapıldığını açıklayarak, 715 ada 12 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı binanın altındaki dükkanlarla birlikte vekil edenine ait olduğunun tespitini talep etmiştir.
Davalı vekili ise, davaya cevap ile savunmasında, davayı kabul etmediklerini, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, eda davasının açılmasının mümkün olduğu hallerde tespit davasının açılamayacağını, aksi takdirde hukuki yararın bulunmadığının kabulünün gerektiğini, hukuki yararın dava şartlarından olup davanın görülebilmesi için varlığının zorunlu olduğunu belirterek davanın reddine yönelik savunmada bulunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, … İli, … İlçesi, … Mahallesi, 715 ada, 12 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan bodrum, zemin ve bir normal kattan oluşan yapının mülkiyetinin davacı …’a ait olduğunun tespitine karar verilmesi üzerine; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava muhdesat tespiti istemlidir.
1. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, reddine,
2. Bilindiği üzere; bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 sayılı TMK mad. 684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını da kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad. 718). 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK mad. 722, 724 ve 729). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın, arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
Ne var ki; çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhdesatın mülkiyetinin aidiyeti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin veya aidiyetinin tespitine karar verilmesi gerekir.
Somut olaya gelince, Mahkemece, muhdesatların davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken muhdesatların mülkiyetinin davacıya ait olduğuna karar verilmesi doğru değil ise de; anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, Mahkeme kararının düzeltilerek onanması uygun görülmüştür (HUMK mad. 438/7, HMK 370/2).
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın 2 numaralı paragrafındaki (… İli, … İlçesi, … Mahallesi, 715 ada, 12 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan bodrum, zemin ve bir normal kattan oluşan yapının mülkiyetinin davacı …’a ait olduğunun tespitine,) dair ibaredeki “mülkiyetinin” kısmının madde metninden çıkartılmasına, 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nin 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, taraflarca HUMK’nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.