YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/9465
KARAR NO : 2020/1949
KARAR TARİHİ : 18.06.2020
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu … köyü, 10040 ada 748 parsel sayılı 2.448,38 m² yüzölçümündeki taşınmaz, zeytinlik niteliği ile davalı … adına tescil edilmiştir.
Davacı … Yönetimi, taşınmazın kısmen kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı iddiasıyla tapu iptali ve tescili ile şerhlerin silinmesi istemleriyle dava açmıştır.
… 7. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulü ile;
… ili, … ilçesi … köyü, 10040 ada 748 parsel sayılı taşınmazın harita mühendisi …’un 26/05/2016 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1613,48 m²’lik alanın ifraz edilerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman olarak Hazine adına kayıt ve şerhine, ifraz edilen alanda kalan davalı … Bankasına ait ipoteğin terkinine, ifrazdan sonra kalan ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen kısmın eski cins ve özelliği ile eski malik uhdesine bırakılmasına karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 2017/772 E. – 2017/786 K. sayılı kararı ile incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen kısmının kesinleşen harita ve tutanaklara göre kesinleşen tahdit içinde kalan yerlerden olduğunun anlaşılmasına göre dava konusu taşınmazın orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmesinde usul ve esas yönünden herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşmiş tahdide dayalı tapu iptali ve tescil ve şerhlerin silinmesi istemlerine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 18.03.1982 tarihinde ilânı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin ise bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalı gerçek kişiden onama harcı alınmasına yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 18/06/2020 gününde oy birliği ile karar verildi.