YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4180
KARAR NO : 2020/1787
KARAR TARİHİ : 19.02.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28/09/2017 tarih ve 2014/1156 E. – 2017/897 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 12/06/2019 tarih ve 2018/470 E. – 2019/749 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların Almanya’da yaşayan Türklere yönelik çalışmalar yaparak şirkete yatırım yapmalarının sağlandığını, yatırımcıların iştirak senetlerinin büyük rant sağlayacağı düşüncesiyle kandırıldığını, ayrıca iştirakçının yatırmış olduğu sermaye payını istediği her an geri alabileceği güvencesinin davalı şirketçe verildiğini, davacıların bu güvenceye inanarak davalı şirketin sermaye artırımına iştirak etmeye karar vererek davalıya nakit olarak 1.565 DM karşılığı olarak 800,17 Euro tutarındaki miktarı ödediğini, müvekkillerine vaat edilen hiçbir şeyin gerçekleştirilmediğini, müvekkilinin zararının davalı tarafından ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, 1.565 DM karşılığı olarak 800,17 Avro’nun 02/05/2000 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile, davacının davalı …Ş.’nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 2.296.00 TL’nin temerrüt tarihi olarak kabul edilen 09/10/2004 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki yasal faiziyle davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi soncunda; davacının Konya 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/721 E., 2012/1849 K. Sayılı dosyasında ilk davayı açtığı tarihte zararı ve tazminat yükümlüsü olan davalı şirketi öğrendiğini, buna göre haksız fiil zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiş ise de, yapılan ilk incelemesinde davacı tarafça 1.565,00 DM karşılığı olarak 800,17 Avro’nun tahsili talep edilmiş olup, ilk derece mahkemesince davanın kabulü ile toplam 2.296,00 TL’nin tahsiline karar verilmiş, işbu karara karşı davalı …Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olmakla, Bölge Adliye Mahkemesince, davalı şirket istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
HMK’nın 6763 sayılı Kanunun 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL’ni geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Bu miktar, HMK’nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi olan 2019 yılı itibariyle 58.800,00 TL’dir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece davanın kabul ve red olunan bölümünün, dava tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanan miktarı itibari ile karar kesin olup, temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. HMK’nın 366.maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanunun 346/2.maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceğinden davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, taraflara vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, işlem yapılmak üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 19/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.