YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2894
KARAR NO : 2010/11944
KARAR TARİHİ : 21.09.2010
Davacı Kurum, iş kazası sonucu ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 26. ve 87. maddeleri uyarınca davalılardan tazminine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, Anayasa Mahkemesi iptal kararını da gözeterek, yazılı biçimde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı Kurum ile davalılardan…… avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve ……. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Somut olayda, zararlandırıcı sigorta olayının, 11.08.2005 tarihinde çöp toplama işçisi olan sigortalının, çöp kamyonunun arkasında ve ayakta tutunarak seyrederken, dik virajda savrulup düşerek vefat etmesi biçiminde gerçekleştiği, davalı……. tarafından düzenlenen 25.07.2005 tarihli işe giriş bildirgesinin kazadan sonra 24.08.2005 tarihinde kuruma intikal ettirildiği, diğer taraftan aynı başlangıç tarihli giriş bildirgesinin ise ….tarafından düzenlenip 22.07.2005 tarihinde kuruma verildiği ve sigorta müfettişinin asıl işveren olarak…..i kabul ettiği, daval…’nin ……sınırları içindeki mahallelerin çöplerinin toplanması, nakli ve sokakların süpürülmesi işini ihale edip, 25.07.2005 tarihli sözleşme ile işin %50’sini alt taşeron olarak diğer davalı ….verdiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirildiğinde; aracının, bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran 3. kişi olduğu hususu, 506 sayılı Yasanın 87. maddesinin son fıkrası hükmünde açıkça belirtilmiştir. Bu tanıma göre; asıl işverenin taşeron ile birlikte müştereken sorumlu tutulabilmesi için; taşeronun bir işte veya bir işin bölüm ve eklentilerinde işverenden iş alması ve bu işte kendi adına sigortalı çalıştırması, ayrıca o işte işi ihale eden asıl işverenin de sigortalı çalıştırması gerekir.
Mahkemece, eldeki davada kusur raporu alınmamış….. Esasında görülen hak sahipliği dosyasında alınan 11.12.2007 tarihli kusur raporuna dayanılmıştır. Anılan kusur raporunda ise, müfettiş tespitinin aksine işveren olarak …..kabul edilmiş,…….ise her hangi bir kusur izafe edilmemiştir. Buna rağmen, temyize konu bu davada,…… de sorumluluğuna hükmedilmiştir. Kaldı ki, gerek hak sahipliği dosyasının gerekse ….. derdest bulunan kamu davasının kesinleşip kesinleşmediği ve akıbeti araştırılıp belirlenmemiştir.
Somut olayda; öncelikle, davalılar …… arasında asıl işveren-taşeron ilişkisi bulunup bulunmadığı 87. madde kapsamında yöntemince araştırılıp belirlenmelidir. Diğer taraftan, davanın yasal dayanağını teşkil eden 506 Sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca davalıların rücu alacağından sorumluluğu ancak anılan maddede öngörülen yasal koşulların gerçekleşmesi hâlinde mümkündür. Tazminat davasına dayanak kılınan kusur raporunun 506 Sayılı Yasanın 26. maddesine uygun olarak düzenlenmediği gibi kesinleşip kesinleşmediğinin dahi açıklığa kavuşturulmadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki, Anayasa Mahkemesi iptal kararı kapsamında, Kurumun rücu hakkının, halefiyet ilkesine dayanmayıp, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, tazminat davasında alınan kusur raporunun iş bu rücu davasında bağlayıcılığından söz edilemez. Mahkemece yapılacak iş, ceza davasının sonucunu da bekleyerek işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden, kusur oran ve aidiyeti konusunda özellikle davalıların kusurunun varlığını irdeleyecek biçimde, yeniden rapor alıp, sonucuna göre hüküm tesisinden ibarettir.
Kabule göre de, ilk peşin değerli gelirin %75,48 istem karşılığı yerine, artışları da içeren gelirin %75,48 oranındaki istem karşılığına hükmedilmesi isabetsiz bulunmuştur.
O halde, davacı Kurum ile davalılardan …..avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan….. iadesine, 21.09.2010 gününde oy birliğiyle karar verildi.