Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/1899 E. 2020/4186 K. 30.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1899
KARAR NO : 2020/4186
KARAR TARİHİ : 30.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Kal

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı …, dava konusu 123 ada 13 parsel sayılı taşınmazın davacı, davalı ve diğer dava dışı kişilerle birlikte elbirliği şeklinde ortak taşınmazları olduğunu, davalının ortak olan bu taşınmaz üzerine ev inşaatına başladığını, kendisinden izin almadığını, halen ev inşaatının devam ettiğini, bu konuda 2014/11 D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati tedbir talebi üzerine mahallinde keşif yapıldığını, davalı tarafından başlatılan inşaatın halen devam ettiğini izah ederek davalının ortak taşınmaz üzerine yaptığı el atmanın önlenmesine ve inşaatın durdurularak yapılan kısmının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir
Davalı …, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve 2014/11-11 D.İş sayılı evrakı incelenmesinde, mahallinde keşif yapıldığı ve keşif sonrası kadastrocu bilirkişinin 16.07.2014 havale tarihli rapor ve krokisinde, davalı tarafından dava konusu taşınmazda yapılan inşaatın taşınmaz üzerinde kapladığı alanın tespit edildiği, rapor ve krokiden de anlaşıldığı gibi davalı tarafından dava konusu taşınmazın tamamının kullanılmadığı, davacının dava konusu taşınmazdan yer kullanmak istediği takdirde kullanabileceği bağımsız alanın zeminde mevcut olduğu, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre böyle durumlarda payından az yer kullandığını veya hiç yer kullanamadığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya şüyuun satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerektiği görüş ve inancı ile davacı tarafından açılan men’i müdahale ve kal davasının reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğu sabittir. Türk Medeni Yasası’nın 701 ila 703. maddeleri arasında elbirliği mülkiyetine ilişkin yasal düzenlemelere yer verilmiştir. Aynı Yasanın 702/4. maddesi “terekeyi temsil eden ortaklardan herbiri topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir ve bu korumadan bütün ortaklar yararlanırlar ” hükmünü içermektedir. Bu kapsamda elbirliği mülkiyetinde paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına taşınmaza müdahale eden kişi veya kişiler aleyhine elatmanın önlenmesi ve yıkım davası açabilir. Aynı Yasanın 702/2. maddesi hükmü gereği “Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oy birliğiyle karar vermeleri gerekir”.
Somut olayda, davalı taraf taşınmazın tamamını değil, tapuda kendine düşen alan kadar kısmını kullanmakta ise de taşınmazın vasfı tapuda “fıstık bahçesi” olarak geçmekte iken söz konusu alana bina inşa edildiği tespit dosyası içeriğinden anlaşılmaktadır. Diğer bir ifadeyle davalı ortağın kullanımı taşınmazın vasfını değiştirecek niteliktedir. Elbirliği mülkiyet hükümleri gereği bu hususta ortakların oybirliğiyle karar vermeleri şarttır. Dosya kapsamından davacının rızası hilafına binanın inşa edildiği, Yasa’nın aradığı oybirliği şartının gerçekleşmediği sabittir. Mahkemece, davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle davacının yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.