Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2020/1432 E. 2020/2772 K. 09.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1432
KARAR NO : 2020/2772
KARAR TARİHİ : 09.09.2020

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava konusu … ili, … ilçesi, … köyü 179 ada 36 sayılı parsel tapuda 6011,41 m2 yüzölçümü ve fındıklık vasfı ile davalı adına kayıtlıdır. Davacı Hazine vekili 10.08.2017 havale tarihli dilekçesi ile dava konusu taşınmazın eski hava fotoğrafı ve memleket haritasına göre orman vasfında olduğunu belirterek taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile A; 2680,94 m2’nin orman vasfı ile Hazine adına tesciline, B bölümüne yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından B bölümüne yönelik olarak istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 08.11.2019 tarihli, 2019/1540 E. – 2019/1675 K. sayılı kararıyla dava konusu taşınmazın öncesi itibariyle orman sayılmayan yerlerden olduğu ve kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldığı gerekçesiyle istinaf başvuru talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından B bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, orman sayılan yer iddiasıyla açılan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1944 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşmiş orman kadastrosu, daha sonra 1975 yılında 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanunla değişik hükümleri uyarınca yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın B bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 09/09/2020 gününde oy birliği ile karar verildi.