YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9797
KARAR NO : 2020/6681
KARAR TARİHİ : 30.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında, aracın kapı kilidini temyize gelmeyen diğer sanık …’ın bıçak ile açtığını beyan ettiği, müştekinin Cumhuriyet savcılığında alınan beyanında aracının kapılarını kilitlediğini, olay sonrası arka sağ kapının kilitlenmediğini, bu kapının zorlanarak açılmış olabileceğini beyan ettiği, her ne kadar olay yeri inceleme raporunda kapı kilitlerinde zorlama olmadığı belirtilmiş ise de sanığın ikrarı ve müştekinin tutarlı anlatımları çerçevesinde hırsızlık eyleminin müştekiye ait kilitli aracın kapısını bıçak ile açarak gerçekleştirdiğinin kabulü gerektiğinden sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b maddesi uyarınca hüküm kurulması gerekirken, aynı Yasa’nın 141/1. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
2)Sanığın kendi ikrar ve müştekinin anlatımlarından eylemin 22.00 sıralarında meydana geldiğinin anlaşıldığı, UYAP verilerine göre suç tarihinde güneşin 16.20’de battığı, gecenin 17.20’de başladığı gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nun 143. maddesi hükümlerinin uygulanmaması,
3) T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK’nun 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nun temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 30/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.