YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20231
KARAR NO : 2013/23288
KARAR TARİHİ : 27.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında imzalanan sözleşme gereği … nolu kredili mevduat hesabı tahsis edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine … 11.Noterliğinin 12/08/2010 tarih ve …. yevmiye numarası ile ihtarname keşide edilerek hesabın kat edildiğini, söz konusu borcun ihtarnameye rağmen ödenmemesi üzerine davalı aleyhine 7.İcra Müdürlüğünün 2011/2871 esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalı tarafından itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, dava dosyasının yetkili ve görevli … Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda davacı; davacı banka ile davalı arasında düzenlenen kredili mevduat hesabı sözleşmesine dayalı olarak davacı bankanın davalıdan alacaklı olduğu ileri sürülerek yaptığı icra takibine vaki itirazın iptali isteminde bulunmuştur.
Taraflar arasında 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı yasanın 10.maddesinde tanımlanan nitelikte tüketici kredisi sözleşmesi, geri ödeme planı bulunmamaktadır. Taraflar arasında kredili mevduat hesabı sözleşmesi imzalanmıştır. Bu nedenle, taraflar arasında yasaca tanımlanan tüketici kredisi sözleşmesinin varlığından söz edilemez. Uyuşmazlık hakkında 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı yasanın 10.maddesinin uygulama olanağı bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, davacı banka ile davalılar
arasında yasanın 3/h maddesinde tanımlanan tüketici işleminden de söz edilemez. Bu duruma göre, uyuşmazlığın çözümü genel mahkemelerin görevi içerisindedir. Hal böyle olunca mahkemece işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.