YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/291
KARAR NO : 2020/2665
KARAR TARİHİ : 29.06.2020
Mahkeme : KAHRAMANMARAŞ 6. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
14.07.2010 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 14.06.2020 olarak yazılması, mahkemece düzeltilebilir yazım hatası niteliğinde görülmüştür.
Dairemizin 27/11/2018 tarihli kararı ile sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına esas alınan “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan verilen Kahramanmaraş 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/79 esas, 2014/493 karar sayılı ilamına konu mahkûmiyet kararı ile ilgili olarak, hüküm tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen TCK’nın 191. maddesi ile aynı Kanunun 85. maddesiyle 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası gereğince uyarlama yapılması gereğine değinildiği, bozma sonrası Kahramanmaraş 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/79 esas, 2014/493 karar sayılı 16/01/2019 tarihli ek kararı ile olaydan dolayı hükümlü hakkında doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı uygulanıp bu tedbirle ilgili yükümlülüklerini ihlal ettiği için 6545 sayılı Kanunun 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 7/2. maddenin koşulları oluşmadığından uyarlama yapılmasına yer olmadığına karar verildiği,
Dosya ve UYAP üzerinden yapılan incelemede hükmün açıklanmasına esas alınan Kahramanmaraş 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/79 esas, 2014/493 karar sayılı mahkûmiyet kararına konu 01/11/2012 tarihinde işlenen suçtan dolayı öncelikle 11/10/2013 tarihinde doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verildiği, tedbir gereklerinin yerine getirilmemesi üzerine mahkûmiyet hükmü kurulduğu, olayla ilgili doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı uygulandığından, 6545 sayılı Kanunun 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasının koşullarının oluşmadığı, kurulan hüküm aynı maddenin 3. fıkrasına uygun olduğundan, hükümlü lehine uyarlama yapılması şartlarının oluşmadığı,
Anlaşılmıştır.
Adli sicil kayıtları ve UYAP üzerinden yapılan araştırmada, sanık hakkında, bu suç tarihinden önce, aynı suçtan dolayı açılmış başka bir dava nedeniyle verilip kesinleşmiş ve suç tarihinde infaz edilmekte olan herhangi bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin bulunmadığı anlaşıldığından, hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasının sanık lehine uygulanma şartlarının bulunmaması nedeniyle, bu suçtan dolayı ilk olarak doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanan ve bu tedbirin infazı sırasında yükümlülüklerini ihlal eden sanık hakkında yargılamaya devam olunarak kurulan mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılması ve denetim süresi içinde sanığın yeniden suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmış olması, 6545 sayılı Kanunun 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 7. maddenin 3. fıkrasına uygun olduğundan, bu husus dikkate alınarak yapılan incelemede;
Bozmaya uyulduğu, hükmün açıklanması şartlarının oluştuğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 29/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.