Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/4046 E. 2020/2382 K. 04.03.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4046
KARAR NO : 2020/2382
KARAR TARİHİ : 04.03.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/05/2018 tarih ve 2012/99 E- 2018/166 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 04/07/2019 tarih ve 2018/1335 E- 2019/755 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı … ile birlikte seri kitaplar kapsamında “TÜM TUS SORULARI” adı ile TUS’a yönelik bir kitap hazırladığını, dava konusu kitabın telif haklarının davacı ve dava dışı …’e ait olduğunu, dava konusu kitaplar dolayısıyla müvekkiline hiçbir ödeme yapılmadığını, davalının davacıya ait hakların kendilerine devredildiğine dair belge sunamadığını, haklarının temsili veya devri konusunda davacıya hiçbir yetki vermediklerini, müvekkilinin hem yazar hem editör olduğunu, şirket ortağı yazarlara değişik adlar altında telif ödemesi yapıldığını ancak davacıya hiçbir ödeme yapılmadığını, davacının şirkete kuruluş aşamasında değil 04.09.2004-04.05.2005 tarihleri arasında ortak olduğunu, bu nedenle eserlerin şirkete sermaye olarak konmuş olmasının mümkün olmadığını, 2003 yılından sonra orijinal ve reprint toplam 19 baskı yapıldığını, “TÜM TUS SORULARI” versiyonundan başka tüm alt branşların da tek tek kitap olarak basıldığını ileri sürerek davalıların eylemi sebebiyle dava konusu kitabın 12-23. baskılarını kapsar şekilde FSEK 68. maddesine dayalı olarak 20.000 TL maddi FSEK 70 maddesine dayalı olarak 50.000 TL manevi tazminatın, haksız fiil tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, 30.12.2015 havale tarihli ıslah dilekçesi ile talebini artırarak 3.298.611,11 TL telif alacağına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkilinin yönetim kurulu başkanı …’in ilk olarak adi ortaklık şeklinde başladıkları yayıncılık faaliyetlerini daha sonra müvekkili şirket çatısı altında devam ettirdiklerini, ilerleyen süreçte davacının şirket hisselerini 05.04.2005 tarihli hisse devri ve ortaklığın tasfiyesi sözleşmesine bağlı olarak şirketin yönetim kurulu başkanı …’e devrettiğini, davacı ve eşine hisse devrine karşılık toplam 2.360.000 TL ödendiğini, dava konusu kitabın patoloji alanında uzman davacı tarafından hazırlanmasının mümkün olmadığını, davacının eser sahibi olmadığını, 05.04.2005 tarihli hisse devir sözleşmesi gereğince …’in bu sözleşmedeki şartlar yerine getirildiği sürece imza tarihi itibariyle iki yıl boyunca Patoloji Soru Kitabı haricinde TUS konusunda direk ya da dolaylı ticari bir iş yapmayacağını,hisse devrinde şirketin yayınlarının değerlerinin hesaplanarak ortaklara ödendiğini, uzun yıllar sonra davacının hak iddia etmesinin dürüst davranma ilkesine aykırı olduğunu, kitapların davacının rızasıyla basıldığını bu nedenle FSEK 68. maddesinin uygulanamayacağını, sebepsiz zenginleşmeye dayalı talebin de zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davaya konu “Tüm TUS Soruları” adlı kitabın ilim ve edebiyat eseri olduğu, söz konusu eserin, davacı tarafından üretilmediği, dolayısıyla davacının eser sahibi olmadığı ancak mali hak sahibi olduğu, eser sahiplerinin bu sorular üzerindeki mali haklarını Dr. … ve Dr. …’e devrettikleri, 1997 yılında yapılan sözleşmelerle davacıya ve dava dışı …’e devredilen mali hakların, davacı tarafından davalı tarafa usulüne uygun olarak devredildiğini gösterir nitelikte herhangi bir sözleşmenin de bulunmadığı, davaya konu eserin, davalı firma tarafından çoğaltılıp satılmakta olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu Tüm Tus Soruları adlı ilim ve edebiyat eseri niteliğindeki kitapların mali haklarına davacının 1/2 oranında malik olduğunun tespitine, kitabın izinsiz baskılarından doğan 727.639,70 TL telif ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; davacının dava konusu eylemleri bilmesine ve eserin yeni basılarından haberdar olmasına rağmen davanın açılış tarihi olan 2012 yılına kadar sessiz kaldığı, davalıya bir ihtar göndermediği gibi herhangi bir hak talebinde de bulunmadığı, bu kadar uzun süre sessiz kaldıktan ve karşı tarafta artık dava açmayacağına dair güven oluşturduktan sonra işbu davayı açarak eser sahipliğine dayalı telif haklarını talep etmesinin Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğu, davacının sessiz kalma suretiyle hak kaybına uğradığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin aynı taraflar arasındaki benzer uyuşmazlıklarda verdiği kararlarının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04/03/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.