Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/5360 E. 2020/3386 K. 01.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5360
KARAR NO : 2020/3386
KARAR TARİHİ : 01.07.2020

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Kadirli Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26/09/2019 tarih ve 2017/561-2019/763 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesinin davalı banka vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı; bankadan kredi çeken …’na kefil olduğunu, …’ nun iflas etmesi üzerine kefili olduğu kredinin ödenmesi için banka tarafından kendisine başvurulduğunu, banka tarafından kendisine kredi kullanma imkanı sunulduğunu, ancak kredinin kendisine ödenmediğini, …’nun borcu için ve …’nun kefili olduğu … Kolutek’in borcu için ödenmiş olduğunu, banka personelince …’e …’un kefil olması nedeniyle doğan borçtan da sorumlu olduğu ve ödenmemesi halinde haciz işlemleri başlatılacağının ifade edildiğini, iradesi yanıltılarak bu borcu da ödemek zorunda bırakıldığını, yapmış olduğu araştırmalar neticesinde kendisinin … Kolutek’in borcunu ödemek zorunda olmadığını bu paranın kendisinin yanıltılarak ve zor durumundan faydalanılarak ödettirilmiş olduğunu anladığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.528,47 TL’nin ödeme tarihi olan 17.06.2005 tarihinden başlayacak en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak kendisine ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının ödeme dekontlarında imzasının olduğunu, davacının yanıltılmasının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; …’nun imzaladığı Taşıt Kredi Sözleşmesi’nin hiçbir maddesinde, bu kişinin başka bir şahsın bankadan kullandığı krediye kefil olduğunda, kendi kredisinin kefillerinin bu borçlara da kefil olduğuna dair hiçbir hüküm bulunmadığı, dolayısıyla davacı …’un, … Kolutek kefili … adına davalı bankaya 17.06.2005 tarihinde ödediği 4.412,97 TL ve 115,50 TL’den oluşan toplam 4.528,47 TL’nin herhangi bir hukuki ve haklı bir sebebe dayanmayan sebepsiz bir ödeme olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 4.528,47 TL’nin ödeme tarihi olan 17.06.2005 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı Türkiye Halk Bankası A.Ş.’den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 231,94 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı bankadan alınmasına, 01/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.