Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2019/13250 E. 2020/3989 K. 29.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/13250
KARAR NO : 2020/3989
KARAR TARİHİ : 29.06.2020

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
Hüküm : CMK’nın 231/11. maddesine göre açıklanan TCK’nın 136/1, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, TCK’nın 136/1, 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Çatalca Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2012 tarihli ve 2011/483 esas, 2012/179 karar sayılı kararının 04.04.2012 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 28.04.2014 tarihinde TCK’nın 102/2, 109/1, 148/1, 106/1, 107/2-1 maddelerinde tanımlanan cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yağma, tehdit ve şantaj suçlarını işlediği ve Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin bu suçlardan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükümlerin 28.10.2015 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair Çatalca Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2015/837 Esas, 2016/162 Karar sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya kapsamına göre; sanığın bir dönem arkadaşlık yaptığı mağdurun kişisel bilgilerini ve resimlerini kullarak mağdur adına sahte facebook hesabı açması şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın sübut bulan eyleminin TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasında düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğuna ilişkin yerel mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 29.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Başkan V.