Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/19803 E. 2012/2431 K. 06.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19803
KARAR NO : 2012/2431
KARAR TARİHİ : 06.02.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesinde, daha önce hükmedilen 100 TL yoksulluk nafakasının ihtiyaca yetmediği ileri sürülerek aylık 250 TL’ye yükseltilmesi istenilmiştir. Mahkemece; nafakaya hükmedildiği tarih ile bu dava tarihi arasında davalının ekonomik ve sosyal durumunda fazla bir değişikliğin olmadığı, davalının aylık 100 TL nafakayı dahi ödemekte zorluk çektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Türk Medeni Kanununun 176.maddesi uyarınca irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafaka, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği durumlarda arttırılıp, azaltılabilir.Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile nafaka artırım talebinin reddine karar verilmiş ise de, bu tür davalarda tarafların ekonomik ve sosyal durumları yanında günün ekonomik koşulları ve özellikle önceki nafaka takdiri üzerinden geçen sürenin dikkate alınması gerekmektedir.Somut olayda, önceki nafaka takdirinden itibaren üç yıl gibi bir sürenin geçtiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu süre içerisinde paranın alım gücünde düşüş olduğu gibi, davacı nafaka alacaklısının mali durumunda olumlu bir gelişme de olmamıştır. Bu durumda, önceki nafaka takdirinde taraflar arasında sağlanan dengeyi koruyacak şekilde, ancak davalıyı da zarurete düşürmeyecek oranda az da olsa nafakada bir miktar artırım yapılması Türk Medeni Kanununun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine daha uygun olacaktır.
Mahkemece, açıklanan bu hususlar gözetilmeksizin istemin tümden reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.