YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11422
KARAR NO : 2010/673
KARAR TARİHİ : 28.01.2010
MAHKEMESİ : … İcra Mahkemesi
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular hakkında kira alacağı ve tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine davacı alacaklı, icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece istemin reddine karar verilmesi üzerine karar davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
1.6.2006 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.Sözleşmede davalı … Yapı Malz.Tic.A.Ş kiracı, diğer davalı … ise müşterek ve müteselsil kefil olarak yer almaktadır. Davacı alacaklı tarafından 21.1.2008 tarihinde tahliye istekli olarak başlatılan icra takibinde ödenmeyen kira borcunun tahsilinin istenilmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ödeme emrinin tebliği üzerine davalı kiracı şirket tarafından itiraz edilmeyerek takip kesinleşmiş olup, davalı kefilin itirazı üzerine kefil hakkındaki takibin durdurulması üzerine davacı alacaklı icra mahkemesinden davalı şirketin temerrüt nedeniyle tahliyesine, davalı kefil yönünden ise itirazın kaldırılmasına, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesi istenilmiştir. Davalılar savunmalarında davalı şirket hakkında … Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/320 Esas sayılı dava dosyası ile açılan iflasın ertelenmesi davasında mahkemece “borçlu aleyhine 6183 sayılı yasaya göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılmamasına ve evvelce başlamış takiplerin durdurulmasına” dair ihtiyati tedbir kararı verildiğini, verilen tedbir kararının halen geçerliliğini sürdürmekte olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece her ne kadar “… Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/320 Esas nolu takip dosyasında 13.7.2007 tarihli tensip kararı ile takip borçlusu şirket hakkında takip yapılmamasına ve yapılmış ise takiplerin durdurulmasına tedbiren karar verilmiş olduğu, takip yöntemine göre davaya konu takibin de tedbir kapsamında kaldığı, aynı yöndeki tedbir kararının 21.4.2008 tarihinde kurulan hüküm fıkrasının 1/14 bendinde de açıklandığı, verilen
karar temyiz üzerine bozulmuş olsa dahi takibe girişildiği tarihte takip borçlusu şirket hakkında girişilen takibin tedbir kararı kapsamında kalmakta olduğundan” bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, esasen davacı alacaklı, davalı kiracı şirket yönünden sadece tahliye isteminde bulunmuş olup, iflasın ertelenmesi davasında verilen tedbir kararının tahliye talebini kapsamayacağı ve diğer davalı müşterek ve müteselsil kefil hakkında ise herhangi bir tedbir kararı bulunmamasına rağmen mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile her iki davalı hakkında da istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA,istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine,28.1.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.