Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2019/2012 E. 2020/4194 K. 16.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2012
KARAR NO : 2020/4194
KARAR TARİHİ : 16.09.2020

MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
VEK.AV…. VD.

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, her ay düzenli olarak ödediği faturalarda tüketim bedeli karşılığı olmayan “Kayıp Kaçak Bedeli”, “Perakende Satış Hizmet Bedeli”, “PSH Sayaç Okuma Bedeli”, “İletim Sistemi Kullanım Bedeli”, “Dağıtım Bedeli” adı altında haksız ve hukuka aykırı bedellerin davalı tarafından tahsil edildiğini, bu alacakların fatura ödeme tarihlerinden itibaren hesap edilecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, 6446 sayılı Yasa’dan kaynaklanan ayrıştırma ve kısmi bölünme sebebiyle davanın tarafı olmadığını, bu nedenle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu fatura kalemlerinin ilgili perakende satış (tedarik) şirketi tarafından EPDK kararları doğrultusunda tahsil edilmiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.
İlk derece mahkemesince, 6719 sayılı yeni Yasadan önce Yasanın kurula verdiği yetkiye dayanılarak EPDK tarafından yürürlükteki tebliğ ve yönetmeliklerle mevzuat hükümlerine uygun olarak tahakkuk ettirilip tahsil edilen dava konusu fatura bedellerinin iadesi yönündeki talebin yasal dayanağının olmadığı, ayrıca davaların AESAŞ’ a açılması gerektiği, oysaki AYEDAŞ’ a karşı açıldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, HMK’nın 355. maddesi uyarınca, davacının salt davanın kabulü gerektiği yolunda istinafı bulunduğu, karar şekline ve kabule göre de feri hükümlere yönelik istinafı bulunmadığı, gerekçesiyle HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kayıp kaçak bedellerinin iadesine yönelik alacak talebine ilişkindir.
1- Somut olayda mahkemece; mevzuat hükümlerine uygun olarak tahsil edilen dava konusu fatura bedellerinin iadesi yönündeki talebin yasal dayanağının olmadığı, ayrıca açılan davada davalının pasif husumetinin bulunmadığı belirtilerek davanın hem husumet yokluğundan hem de yasal değişiklik nedeniyle esastan reddine karar verilmiştir.
Oysa ki mahkemece, açılan dava öncelikle usul kuralları uyarınca incelenip değerlendirilmeli, usul hükümleri uyarınca davanın reddi mümkün ise usul yönünden davanın reddine karar verilmeli, aksi takdirde davanın esasına girilip esas hakkında bir karar verilmelidir. Buna göre; davanın usulden reddi kararının yanında esastan da reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma nedenine göre, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
İlk derece mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan nedenle bozulmasına karar verilmiş olduğundan, HMK’nın 373. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, iş bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının da kaldırılmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, aynı Kanun’un 371. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 16/09/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.