YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3122
KARAR NO : 2020/2657
KARAR TARİHİ : 08.09.2020
MAHKEMESİ : Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esasdan reddine yönelik verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı şirket vekili Avukat … gelmiş, tebligata rağmen diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– KARAR –
Davacı vekili, taraflar arasında 25.12.2012 tarihinde imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında olan “sayaç sökme-takma işinin” 2013 yılı Nisan-Haziran döneminde müvekkiline verilmediğini ileri sürerek, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranışı sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu kâr mahrumiyeti sebebiyle 50.000 TL belirsiz tazminat alacağının avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmişmiştir.
Davalı vekili, davaya dayanak oluşturan sayaç sökme-takma işinin sözleşmede tali bir iş olduğunu ve ihtiyaç duyulduğunda yapılacak olduğunu, EPDK’nın 04.04.2013 tarihli 16781 sayılı Yasa’sı ile sayaç değişiminin zorunlu olmadıkça yapılmamasının ve ücretin aboneye yansıtılmasının bildirildiğini ve bu sebeplere belirtilen dönemlerde sayaç değişiminin yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; uyuşmazlık konusu olan sayaç takma işinin sözleşme kapsamında sayılan işlerden bir tanesi olduğu, sözleşmenin 11/5. Maddesinde sözleşme süresi boyunca yükleniciye verilecek işlemlerden olan 2. İhbarname dağıtımı ve enerji kesme işlemleri için işverenin verdiği taahhüt niteliğinde asgari miktarın belirlendiği, sayaç değişimi işi için ise yükleniciye böyle bir belirleme ve taahhütte bulunulmadığı, kaldı ki sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olan idari şartnamenin 3.2. Tali hizmetler başlığı altında, sayaç sökme-takma işinin hem tali iş hemde işveren şirket tarafından ihtiyaç duyulması halinde ve yazılı talimatla yaptırılacak iş olarak kararlaştırıldığı, bu durumda bu işin sözleşmede garanti edilen işlerden olmadığı, 22.04.2013 tarihli ek protokolünde sayaç sökme-takma işine sözleşmenin asıl konusunu oluşturan ana iş niteliğini kazandırmadığı, EPDK’nın 04.04.2013 tarihli yazısı ile de sayaç değişimi ve sökme-takma
işine ihtiyaç duyulmadığı, dolayısıyla davalının anılı dönemde davacı şirkete sayaç değişimi yaptırmamış olmasının sözleşmeye aykırılık teşkil etmediği gerekçesiyle, davanın reddine verilen karara yönelik, davacı vekilinin istinaf başvurusu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 01.06.2017 tarih ve 2017/700-803 E.K. Sayılı kararı ile esastan reddolunmuştur.
Bu kez, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17 Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğininde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 08.09.2020 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.