YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3452
KARAR NO : 2020/1964
KARAR TARİHİ : 24.02.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/04/2018 tarih ve 2017/381 E- 2018/115 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince verilen 30/05/2019 tarih ve 2018/1247 E- 2019/647 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ABD tabiiyetinde bir şirket olduğunu ve uzun zamandan beri sağlık sektöründe 20’yi aşkın ülkede ticari faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin esas olarak “tedavi üniteleri ve sistemleri”, “tedavi pansumanları”, “tedavi kanisterleri”, “tedavi aksesuarları” ürettiğini ve bu ürünleri Türkiye de dahil dünyanın pek çok ülkesine “V.A.C.”, “v.a.c.ulta”, “Infov.a.c.”, “Activ.a.c.” markaları altında pazarladığını, Türk Patent kayıtlarında da “V.A.C.” ibareli markanın 10. sınıfta yer alan emtialar için 2004/02206 numarası altında 05/02/2004 tarihinden beri, “v.a.c.ulta” ibareli markanın 10. sınıfta yer alan emtialar için 2010/33535 numarası altında 21/05/2010 tarihinden beri, “infov.a.c.” ibareli markanın 10. sınıfta yer alan emtialar için 2006/51969 numarası altında 31/10/2006 tarihinden beri, “Activ.a.c.” ibareli markanın 10. sınıfta yer alan emtialar için 2006/51968 numarası altında 31/10/2006 tarihinden beri, müvekkili adına Türkiye’de tescilli olduğunu, işbu markaların müvekkili şirketin ürünleri üzerinde Türkiye dahil dünyanın pek çok ülkesinde uzun zamandan bu yana kullanıldığını, davalının müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, “Topivac” ibareli markayı 2013/45580 tescil numarası altında, müvekkilinin markalarının da tescilli olduğu 10. sınıfta yer alan emtialar için Türkiye’de tescil ettirdiğini, davalı markasının müvekkilinin markaları ile iltibas oluşturacak derecede benzer olduğunu ileri sürerek, davalı adına 2013/45580 numarasında kayıtlı “Topivac” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının markaları ile müvekkiline ait markanın hiçbir şekilde benzerlik taşımadığını ve serisi gibi algılanacak nitelikte olmadığını, noktalama işareti ile ayrılmış bir markanın makul, mantıklı, orta seviyenin altındaki müşteri tarafından ayrımının anlaşılacak kadar açık bulunduğunu, müvekkilinin “Topivac” markasının bir proje ürünü marka olduğunu, Türk Patent’de yayımlanan duyuruda da “Vakum yardımlı oksijen & ozon terapi ünitesi (topivac) ve açık/yanık yara kapama seti” olarak adlandırıldığını, müşterilerinin özellikle hastaneler olduğunu, hastane yöneticilerinin, doktorların ve ilgilenenlerin markaları karıştırmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacıya ait 2004/02206, 2006/51968, 2006/51969, 2010/33535 sayılı “V.A.C.”, “ACTİV.A.C.” ve “INFOV.A.C.”, “V.A.C.ULTA” ibareli markalar ile davalıya ait 2013/45580 sayılı “TOPIVAC” ibareli marka arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davalıya ait 2013 54919 tescil numaralı “TOPIVAC” ibareli markanın, 556 sayılı KHK 42/I(b) maddesi uyarınca hükümsüz kılınma şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.