YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13060
KARAR NO : 2012/8589
KARAR TARİHİ : 06.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Mirasın Reddinin İptali
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 6.4.2012 günü duruşmalı temyiz eden davacı … vekili Av. … , temyiz eden müdahil hazine vekili Av. … ile karşı taraf davalı … ile vekili Av. … geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosya kapsamından ve toplanan delillerden davalılardan sağ eş Jodie ile mirasbırakanın 17.10.1992 tarihinde evlendikleri, davalı eş tarafından 20174 ada 3 parsel 3 nolu bağımsız bölümün evlilik içinde 31.7.2006 tarihinde satın alındığı, mirasbırakanın 14.12.2008 tarihinde öldüğü, taşınmazın davalı malik sağ eş Jodie tarafından 26.12.2008 tarihinde satıldığı ve davalı …’ın Kaş Sulh Mahkemesinin 2009/112 esas sayılı dosyada Türk Medeni Kanununun 605/1. maddesi uyarınca açılan mirasın reddi davasının kabul edildiği anlaşılmaktadır. Mirasbırakanın alacaklısı davacı … tarafından Türk Medeni kanununun 610. maddesi uyarınca mirasbırakana ait katılma alacağının maledilmesi nedeniyle işbu reddin iptali davası açılmış, mal müdürlüğü ise müdahil olmuştur.
Her eş yasal sınırlar içerisinde kişisel malları ile edinilmiş mallarını yönetme, bunlardan yararlanma ve bunlar üzerinde tasarrufta bulunma hakkına sahiptir (TMK.md.223/1). Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin (TMK.md.231) yarısı üzerinde hak sahibi olurlar (TMK.md.236/1). Katılma alacağı alacaklısına ayni değil; şahsi hak (alacak hakkı) sağlar. Davaya konu edilen taşınmazın maliki davalı sağ eş Jodie olup; bu taşınmazın mülkiyetinin tereke içinde değerlendirilmesi olanağı bulunmamaktadır. Dolayısıyla satılması da ret hakkını düşürmez (TMK.md.610). Mal rejiminin tasfiyesi sonucunda katılma alacağının belirlenmesi halinde bunun davalı eşten istenmesine ve tahsiline bir engelde bulunmamaktadır. Borçlunun borcunu ödememesi, zimmetinde tutması da ret hakkını düşüren bir sebep olarak kabul edilemez. Açıklanan nedenlerle mahkemenin gerekçesi doğru değil ise de yazılı nedenlerle ret hükmü sonucu itibariyle doğru olduğundan davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, mirasın reddinin iptali istemine ilişkin olup maktu vekalet ücretine tabidir. Bu yön nazara alınmadan davalı yararına nispi vekalet ücreti takdiri isabetsiz olmuştur. Ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir (HUMK.md.438/7).
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2.bentte gösterilen sebeple mahkemenin gerekçeli kararının 6 nolu bendinde yer alan “25.633,38” rakamının hükümden çıkarılmasına yerine “1100” rakamının yazılması suretiyle bu kısmının düzeltilmiş olarak, diğer yönlerinin ise gerekçesi değiştirilerek yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 900.00 TL. vekalet ücretinin Jodie’den alınıp temyiz edenlere verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 06.04.2012 (Cuma)