Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/20806 E. 2012/3062 K. 13.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/20806
KARAR NO : 2012/3062
KARAR TARİHİ : 13.02.2012

MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, davalı kocanın evlilik birliği gereklerini yerine getirmediği eşine hakaret ve şiddet uyguladığı ileri sürülerek ayrı yaşamada haklılık nedeniyle tedbir nafakası istenilmiş; mahkemece, ayrı yaşamada haklılık ispat edilemediği ve taraflar arasındaki boşanma davasında tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.4721 sayılı TMK. nun 195. maddesi uyarınca; evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde, eşler ayrı ayrı veya birlikte hakimin müdahalesini isteyebilirler. Hakim, gerektiği taktirde eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır.Aynı yasanın 197. maddesine göre de; eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.Yargılama sırasında tanık olarak ifadelerine başvurulan davacının yakınlarının davalının davacıyı anne evine getirip bıraktığı tekrar götürmek istemediği, davalı ile birlikte yaşayan oğlu ve gelininin davacıyı istemediklerini ifade etmişlerdir.Öyle ise mahkemece, bu tanık ifadeleri esas alınarak ve davacının ayrı yaşamada haklı olduğu kabul edilerek yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.Kabule göre de, her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilir. Somut olayda, tedbir nafakasına ilişkin dava tarihi ile boşanma dava tarihi saptanmak suretiyle bu tarihler arası dönem için nafakaya hükmedilmesi gerekirken istemin tümüyle reddi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.