YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7020
KARAR NO : 2013/8648
KARAR TARİHİ : 07.06.2013
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davada İstanbul 3. Tüketici Mahkemesi ve 20. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesince; talebin Tüketicinin Korunası Hakkında kanun kapsmaında kaldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Tüketici Mahkemesi ise; elektirik kullanımına ilişkin abonelik sözleşmesinin işyerine ait olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işlemi niteliğinde olmadığından bahisle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davalının davacıya -Ticarethane-büro -yazıhane- aboneliğine ilişkin olarak elektrik sattığı, davacının elektirik aboneliği olan taşınmazı 12.11.2010 tarihinde tahliye ettiği, davalı tarafından bu tarihten sonraki dönemler için de elektirik kullanım bedeli tahakkuk ettirildiği, fazla tahakkuk ettirilen alacak nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talep edildiği, elektirik aboneliğinin ticari veya mesleki faaliyet kapsamında kullanıldığı nazara alındığında taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kalmadığı, davacının da tüketici tanımına uymadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nın 21. ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 07.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.