YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15750
KARAR NO : 2013/4401
KARAR TARİHİ : 28.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı Milli Savunma Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 27.000 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı tarafın olayda %100 kusurlu olduğunu belirterek şimdilik 27.000 TL’nın 25.1.2011 ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş; 18.9.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 2.906,06 TL daha artırarak toplam 29.906,06 TL’nın ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, kusuru, hasar miktarını kabul etmediğini, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 29.906,06 TL tazminatın 25.1.2011 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı Milli Savunma Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına hükümde yapılan maddi hataların her zaman düzeltilmesinin mümkün olmasına, mahkemece 31.10.2012 tarihli kararla yapılan tavzih kararında usule aykırılık olmamasına göre, davalı Milli Savunma Bakanlığı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesinde “genel bütçeye dahil idarelerin yasanın 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemlerinin harçtan müstesna olduğu” öngörülmüştür.
Davalı idarede harçtan muaf olduğundan aleyhine karar ve ilam harcına hükmedilmesi, davacı tarafından dava ve ıslah dilekçesinde ödenen peşin harcın yargı gideri olarak davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru değil, bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirecek nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 Sayılı HMK geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 Sayılı HUMK 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2.bendinin tamamen çıkarılarak yerine “davalı idare harçtan muaf olduğundan karar ve ilam harcı alınmasına yer olmadığına” ibaresinin eklenmesine, hüküm fıkrasının 3.bendindeki “812,75 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine “368,60 TL” ibaresinin yazılmasına, hüküm fıkrasına 6 no ile “davacı tarafça dava ve ıslah dilekçesinde ödenen toplam 465,45 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine” ibaresinin ilave edilmesine, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA 28.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.