YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5416
KARAR NO : 2012/1812
KARAR TARİHİ : 15.03.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
… ile Hazine ve … aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Eceabat Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 14.04.2011 gün ve 214/72 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesinde; 955 sayılı parselin mülkiyetinin kendisine ait olduğunu, taşınmazın bitişiğinde bulunan yeri kahvehane olarak kullandığını, 52 m2 olduğunu açıklayarak bu yerin adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı … Kişiliğini temsilen köy muhtarına dava dilekçesi tebliğ edilmesine karşın yargılama oturumlarına katılmamış, ancak yapılan keşifte kahvehanenin önüne masa atılmak suretiyle taşınmazın kullanıldığını, yol niteliğinde bulunduğunu ve davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, teknik bilirkişi …’nin 02.03.2011 tarihli raporuna ekli krokide A harfiyle gösterilen 11,37 m2 yüzölçümlü yerin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, her ne kadar kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiği görüşünden hareketle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Dosya arasında bulunan …. ve ….imzalı 28.12.2009 tarihli harita plan örneğinde; dava konusu yapılan ve tescili istenen taşınmazın yolda yer aldığı yerleşim alanı içerisinde bulunan diğer yollarla bağlantıyı sağladığı, cep tabir edilen bir nitelikte bulunduğu açıkça görülmektedir. Teknik bilirkişinin raporu da bu yöndedir. Keşifte dinlenen köy muhtarı da buranın yol olduğunu bildirmiştir. Taşınmazın yol çıkıntısı (cep) niteliğinde bulunması nedeniyle kahvehanenin önünde bulunan bu boşluğa yazın sadece masa atılmak suretiyle kullanıldığı keşif tutanağı kapsamındaki bilgilerle sabittir.
Öte yandan, davacı adına tapuda kayıtlı bulunan 955 sayılı parsel tapuya dayalı olarak 1982 yılında Seyfettin Uysal ve diğer paydaşları adına paylı mülkiyet şeklinde tespit ve tescil edilmiş olup, dosya içerisinde bulunan tapu kayıt örneğine göre, 29.2.2008 tarihinde tapuda yapılan satış ve devirle 955 sayılı parselin Mehmet oğlu …’a yani davacıya intikal ettiği belirlenmiştir. Davacı, 29.2.2008 tarihinde çapa dayalı 955 sayılı parseli satın aldığına göre, davacının dava konusu taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin en erken 29.2.2008 tarihinde başladığının kabulü gerekir. Öte yandan davacının şahsi hakkı TMK. nun 719. maddesi gereğince satın aldığı 955 sayılı parselin tapu kaydının miktarı ile sınırlı bulunmaktadır. Satın alma tarihinden dava tarihine kadar yirmi yıllık kazanma süresinin dolmadığı açıktır. Esasen, taşınmaz cep niteliğinde bulunmakla birlikte ait olduğu yolun bir parçası olup, bu tür yerler üzerinde sürdürülen zilyetlik hukuken bir değer taşımaz ve zilyede herhangi bir hak bahşetmez. Yolların kamu hizmetine tahsisli yerlerden olduğu TMK. nun 715 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16. maddesi hükümleri gereğidir.
Saptanan bu somut ve hukuki olgular karşısında taşınmazın niteliği (yol) gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.
Davalı … vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.