Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/5638 E. 2013/7811 K. 27.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5638
KARAR NO : 2013/7811
KARAR TARİHİ : 27.05.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın davalıların işlettiği servise tamir için bırakıldığını, onarım sırasında aracın kupa kısmında yangın çıkması sonucu aracın hasarlandığını, hasar bedelinin davacı tarafından ödendiğini ileri sürerek, 25.643,00 TL.nın ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre; davanın kabulüyle 25.643,00 TL.nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.351,67 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına 27.5.2013 gününde Üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Somut uyuşmazlıkta, davacıya kasko sigortalı … plakalı aracın davalıların işletmecisi olduğu oto tamirhanesine bırakıldıktan sonra aracın kupa kısmında çıkan yangın sonucu meydana gelen hasar bedeli 25.643,00 TL’nin dava dışı sigortalıya ödendiği iddiasıyla ödenen 25.643,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verimesi istemi ile eldeki dava açılmıştır.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Yargılama sonucunda yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş,
Kararının davalılar vekilince yasal sürede temyizi üzerine sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda yerel mahkeme kararı onanmıştır.
Sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılamıyorum.
Açıklanan oluşa göre sigortalanan araç dava dışı sigortalı tarafından bakım ve tamiri yapılmak üzere davalıların işletmecisi olduğu işyerine eser sözleşmesi ile teslim edilmiştir.
Dava dışı sigortalının, aracı davalıların işlettiği işyerine kendi rıza ve muvafakatı ile teslim ettiğinde kuşku ve duraksamaya yer yoktur. Aksi iddia ve ispat edilmediğine göre somut olayda eser sözleşmesinin sigortalının rıza ve muvafakatı ile yapılmış olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle de davalı, aşağıda değinilen mülga TTK 1278.maddesi anlamında “sigortalının fiillerinden sorumlu bulunduğu” kişi durumundadır.
Mülga TTK.nun ” Sigorta Ettiren İle Sigortadan Faydalanan Kimsenin Kusuru” başlıklı 1278.maddesi aynen ” mukavelede aksine hüküm olmadıkça sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken
mesul bulundukları kimselerin kusurlarından doğan hasarları tazmin ile mükelleftir. Fakat hiç bir halde sigortacı sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin kastından veya aski mukavelede yazılı değilse sigorta edilen malın ayıbından doğan hasarları tazmine mecbur olmaz” hükmünü taşımaktadır.
Somut olay bakımından değerlendirildiğinden bu hüküm sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin kastından kaynaklanmamış olması şartıyla sigorta ettirenin veya sigortadan faydalanan veya eylemlerinden bu ikisinin hukuken sorumlu olduğu kişilerin kusurlarından doğan hasarlarında sigortacı tarafından tazmin edileceğini öngörmekte, ancak tarafların bunun tersini öngören sözleşme yapabileceklerini belirtmektedir. Dava dışı sigortalı ile davacı şirket arasındaki sözleşmede tersine bir hüküm bulunmadığı çekişmesizdir.
Öte yandan ” Kara Taşıtları Kasko Sigortalı Genel Şartları”nın ” Teminat Dışında Kalan Zararlar” başlıklı A.5.-6 maddesi de sadece sigortalı veya fiillerinden sorumlu bulunduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından taşıta kasten verilen zararlar ile sigortalının fiillerinden sorumlu olduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından sigortalı taşıtın kaçırılması veya çalınması nedeniyle meydana gelen zararları teminat dışında tutmuş, teminat dışında kalma olgusunu bu hallerle sınırlamıştır.
Yukarıda açıklanan oluşa göre dava dışı sigortalının eser sözleşmesi ile bakım ve tamiri yapılmak ve daha sonra kendisine geri iade edilmek üzere davalıların işlettiği oto servisine teslim ettiği aracın, sözleşme sınırları içinde bakım ve tamiri yapılmak üzere serviste bulunduğu esnada yangın geçirerek hasar görmesi ile sonuçlanan süreçte dava dışı sigortalının eylemlerinden sorumlu olduğu davalıların TTK.1278.maddesi anlamında kasti davranışından sözedilmesine hukuken imkan yoktur ve esasen böyle bir iddia davacı tarafından dahi ileri sürülmemiştir. Yine ” Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.6.maddesi” belirtilen ve zararın teminat dışında kalmasını gerektiren hallerinde somut olayda söz konusu olmadığı açıktır.
Kasko Sigortasında sigorta ettirenin oluru ile aracı kullanan-elinde bulunduran ve bu esnada aracın hasarına sebebiyet veren davalının eylemini, sigorta ettirenin dışında mütala etmek ve davalıyı 3. Kişi olarak kabul etmek olanağı yoktur.
Bu halde, davacı sigortacının sigortalanan araçta oluşan hasar nedeniyle dava dışı sigortalısına ödediği sigorta tazminatın davalıya rücu etmesine hukuken imkan bulunmamaktadır. (HGK 9.4.2008 2008/17-299 Esas 302 Karar, Y.11 HD 10.5.2001 gün 1960-4102 sayı, Y.11. HD 3.6.2002 gün 1918-5615 sayı, Y. 11.H.D 6.4.2006 gün 2005/3678-3619 sayı, Y.11 H.D 30.11.2006 gün 12444-12592 sayı… vd)
Açıklanan nedenlerle yerel mahkemece reddi gereken davanın kabulüne ilişkin kararın bozulması gerekirken onanmasına yönelik sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.


Karşı Oy