YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2606
KARAR NO : 2020/5226
KARAR TARİHİ : 21.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar, paydaşı oldukları 100078 ada 1 ve 100043 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki iki katlı ev, depo, ahır, kömürlük ve müştemilatının 2004 tarihinden beri haksız olarak davalılar tarafından kullanıldığını ileri sürerek elatmanın önlenmesine ve 8.000 TL ecrimisilin tahsilini istemişlerdir. 21.09.2010 tarihli dilekçe ile taleplerini 6.337,00 TL artırarak 14.337,00 TL’ye yükseltmişlerdir.
Davalılar Ahmet, Yurdagül ve Osman vekili, davada zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçtiğini, taşınmazla ilgili başkaca açılmış davalar bulunduğunu, onlar sonuçlanmadan eldeki davanın görülemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen ilk karar Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nce elatmanın önlenmesi isteği bakımından dava değeri belirlenerek harç ikmalinin sağlanması gerektiğinden bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nce “…paydaş olan davalı … hakkındaki davanın reddedilmesi, taleple bağlı kalınarak davalılar Yurdagül ve Ahmet’in kullandıkları bölümlerin getireceği ecrimisil bedelleri belirlenerek, bu miktarın hüküm alınması ve yine kullandıkları bölümlerin değeri ve hükmedilen ecrimisil bedelleri üzerinden yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken…” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucu elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin ise kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nce elatmanın önlenmesine ilişkin verilen kabul kararı yönünden onanmış, “…evin birinci ve ikinci katının getireceği ecrimisil bedelinin belirlenmesi ve her bir davalının bu miktardan sorumlu tutulması gerekir. Yine depo ve ahırın Ahmet ve Osman tarafından kullanıldığı gözetildiğinde davalılardan ecrimisil tahsili isteminin eşit paylara yönelik olduğu kabul edilerek, davalı …’in sorumlu olduğu ecrimisil miktarı saptanarak hüküm altına alınması ve her bir davalı açısından hüküm altına alınan ecrimisil değerleri ve elatılan kısmın değeri davalılar için ayrı ayrı belirlenerek, saptanacak yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yanılgılı hüküm ile müşterek ve müteselsil olarak karar verilmesi, ayrıca hakkında davanın reddine karar verilen Osman yönünden elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davalarının toplam değeri üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken..” gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak devam eden yargılama neticesinde davalı … yönünden elatmanın önlenmesi ve ecrimisil taleplerinin reddine, davalı … için 3.624,00 TL ecrimisilin, davalı … için 2.748,00 TL ecrimisilin, davalı … için 3.982,50 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmiş olup; hüküm, davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
1.Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince;
a. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
b. Öncelikle belirtmek gerekir ki; Mahkemece bozma kararına uyulmuş olmakla taraflar yararına usulî kazanılmış hak doğar ve bozma kararı doğrultusunda işlem yapılması zorunluluğu ortaya çıkar.Somut uyuşmazlıkta Mahkemenin bozma kararına uyduğu ancak gereklerini tam olarak yerine getirmediği açıktır. Şöyle ki; ecrimisil haksız eylem niteliğindedir ve önceki bozma kararlarında da belirtildiği üzere her bir davalının kullandığı belirlenen yerin değeri ile onu aleyhine hükmedilen ecrimisil toplamı üzerinden her bir davalı yönünden ayrı ayrı davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Çekişmeye konu taşınmaz üzerindeki iki katlı binanın birinci katının Yurdagül, ikinci katının İlyas, depo ve ahırın ise Osman ve Ahmet tarafından kullanıldığı saptandığı halde; her bir davalının kullandığı yerin değeri ile aleyhine hükmedilen ecrimisil toplamı üzerinden davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacılar yararına 1.980 TL vekalet ücretine hükmedilmesi ve bunun davalılar Yurdagül, İlyas ve Ahmet’ten müşterek ve müteselsil tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle REDDİNE, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (2-a) bendinde yazılı nedenlerle REDDİNE, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının ise (2-b) bendinde yazılı nedenlerle KABULÜ ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 129,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 577,41 TL’nin temyiz eden bir kısım davalılardan alınmasına, 21.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.