YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/238
KARAR NO : 2020/7706
KARAR TARİHİ : 25.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanıklar … ve … haklarında müşteki …’ye karşı “Kasten Yaralama” suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarı itibariyle, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, sanıkların temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanıklar hakkında mağdur …’ya karşı “Kasten Yaralama” suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında müşteki …’ye karşı “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Edremit Devlet Hastanesince tanzim olunan 29/07/2014 tarihli raporda, “Nazal kemikte kırık mevcut, … kati raporun KBB uzmanınca verilmesi uygundur.” ifadelerine yer verildiği, aynı kurumda görevli KBB uzmanınca tanzim edilen 31/07/2014 tarihli kesin raporda, “Os nazal grafide fraktür saptandı, hayat fonksiyonlarını orta derecede etkileyen tip 2 nazal fraktür olup, iz bırakmaz.” açıklamasına yer verildiği anlaşılmakla, sanığın eylemi neticesinde müştekinin vücudunda kemik kırığı meydana geldiği anlaşılmakla, sanığa, 5237 sayılı TCK’nin 86/1 ve 87/3. maddelerinin uygulanma ihtimaline binaen, 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi gereği ek savunma hakkı tanınarak, TCK’nin 86/1 ve 87/3. maddeleri gereği hüküm kurulması gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek TCK’nin 86/2. maddesinin tatbiki suretiyle eksik ceza tayini,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın dikkate alınmasına, 25.06. 2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.