YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/22451
KARAR NO : 2012/5275
KARAR TARİHİ : 29.02.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 5.000 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın yetkisizlik nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava, davalının 18 Eylül 2010 tarihinde … Düşünce Derneği … Şubesi tarafından düzenlenen “Türkiye nereye gidiyor” konulu panelde ve 20 Eylül 2010 tarihinde … Televizyonu’nda yayınlanan “Söz Sende” adlı programda yaptığı konuşmalar nedeniyle kişilik haklarına saldırıda bulunduğu iddiasıyla manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Haksız eylem sonucu kişilik haklarına ilişkin davalarda davacı HUMK’nun 9.maddesi gereğince davasını davalı ikametgahında açabileceği gibi, TMK’nun 25/son maddesi gereğince kendi ikametgahında veya HUMK.’nun 21.maddesi uyarınca haksız eylemin meydana geldiği yer mahkemesinde açılabilir. Burada davacı yönünden bir seçimlik hak söz konusudur.Davacı, tüm ülkede ve yurt dışında yayımı yapılan televizyon yayınında yapılan konuşma ile kişilik haklarının saldırıya uğradığı nedeni ile manevi tazminat istemiştir. Davanın açıldığı yer olan, … 6.Sulh Hukuk Mahkemesi yayının izlendiği diğer bir anlatımla haksız eylemin sonucunun meydana geldiği yer mahkemesidir. HUMK’nun 21.maddesindeki düzenlemede, bu tür bir davanın haksız eylem meydana geldiği yerde de açılabileceğini öngörmektedir. Şu durumda davacı, seçimlik hakkını kullanarak daha özel bir nitelik taşıyan HUMK’nun 21.maddesine göre, eylemin meydana geldiği yerde davasını açtığına göre mahkemece anılan yasal düzenlemeler gözetilmeden dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.