Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/1801 E. 2013/5108 K. 08.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1801
KARAR NO : 2013/5108
KARAR TARİHİ : 08.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın, müvekkiline çarparak yaralanmasına neden olduğunu, müvekkili tarafından davalılar aleyhine Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan 2008/139 Esas 2010/212 Karar sayılı dosyada müvekkilinin sürekli işgöremezlik zararının 17.563,52 TL, geçici işgöremezlik zararının 570,69 TL olarak belirlendiğini, müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 2.000,00 TL tazminata hükmedildiğini belirterek bakiye 16.134,21 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, 16.134,21 TL’nin taleple bağlı kalınarak dava tarihi 21/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı … şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde
düşmüş sayılır. Bu itibarla, davalı işleten ve sürücü yönünden kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, mahkemece, davacı vekilinin 24/01/2011 tarihli dilekçesinde dava tarihinden itibaren faiz istediğinden bahisle dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir. Oysa, anılan dilekçenin içeriği, davacı vekilinin davayla ilgili Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen kararın Yargıtay’ca onanarak kesinleştiğini bildirmesine ilişkin olup ıslah veya talebin bir kısmından feragata ilişkin olmadığı, sonuç kısmındaki faizin başlangıcına ilişkin belirtmenin maddi hatadan kaynaklandığı anlaşılmakla aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Ayrıca, davalı … şirketinin, davaya konu tazminat yönünden Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/139 Esas 2010/212 Karar sayılı dosyasında kendisine husumetin yöneltilmesi ile temerrüde düştüğünün de gözden kaçırılmış olması doğru olmayıp, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün HMK.nın 370/2. maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1. bendinin hükümden çıkarılarak yerine “16.134,21 TL’nin davalı … AŞ yönünden 04/04/2008 ilk dava tarihinden, davalılar … ve … yönünden kaza tarihi olan 15/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı … şirketinin poliçe limitiyle sınırlı şekilde sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine” tümcesinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 08/04/2013 gününde üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.

– KARŞI OY-

Davacı vekili, dava dilekçesi ile davacının geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararının daha önce açılan Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/139 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile belirlendiğini ve taleple bağlı kalınarak 2.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verildiğini belirterek bilirkişi raporunda hesaplanan bakiye 16.134,21 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 24.01.2011 tarihli dilekçesi ile Ankara 15.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/139 esas sayılı dosyasının Yargıtay 4.Hukuk Dairesi tarafından onandığını belirterek 16.134,21 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalılardan tahsilini istemiş, mahkemece davacının talebiyle bağlı kalınarak HUMK 74 maddesi gereğince dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş sayın çoğunluk tarafından karar düzeltilerek onanmış olup düzeltilerek onama gerekçesine aşağıda açıklanan nedenlerle katılamıyorum.
HUMK’nun 74.maddesi gereğince hakim her iki tarafın iddia ve müdafaalariyle muhayyet olup ondan fazlasına veya başka şeye hüküm veremez.
Davacı vekili 24.01.2011 tarihli dilekçesi ile 16.134,21 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemekle faiz başlangıcına ilişkin talebinden zımnen feragat etmiş olduğundan hükmedilen tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline ilişkin mahkeme kararının onanması gerektiği gerekçesi ile çoğunluk görüşüne karşıyım.

Karşı Oy