Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/6804 E. 2013/4897 K. 04.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6804
KARAR NO : 2013/4897
KARAR TARİHİ : 04.04.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı … Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı aracın dava dışı sürücünün ehliyetsiz olarak sevk ve idaresi sırasında yaptığı kaza sonucu yaya olan dava dışı …’in yaralanmasına yolaçtığını belirterek çalışma gücü kaybı nedeniyle İbrahim’e ödenen 7.534,00.-TL’nin tahsili için yapılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamını talep etmiştir.
Davalı … vekili, davalının aracı dava dışı …’a kaza tarihinden önce sattığını, aracın işleteni olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davacıya sigortalı aracın kaza tarihinde dava dışı …’ın zilyetliğinde olduğu, davalının aracı bu kişiye sattığı, aracın üzerinde fiili ve ekonomik menfaatinin bulunduğu, fiili hakimiyetin bu kişide olduğu ve davalının işleten sıfatını kaybettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik sigorta poliçesine dayalı sürücünün sürücü belgesiz olması nedeni ile oluşan zararın rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Dava dosyası incelendiğinde, aracın malikinin ve sigortalının davalı …, sürücünün ise dava dışı … olduğu görülmüştür. 2918 sayılı KTK’nın 95/II. maddesi ve Poliçe Genel Şartlarının B.4/II. maddesinde “ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu
edebilir” hükmü mevcuttur. Şu halde, davacı sigortacı söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan âkidine karşı açabilecektir. Husumet kamu düzenine ilişkin olduğundan re’sen gözetilmesi gerekir. Mahkemece dava dışı işleten olarak değerlendirilen … sigorta ettiren olmadığına göre, sözleşmenin tarafı da değildir. Bu durumda mahkemece, 2918 sayılı KTK’nrn 20/d maddesi uyarınca, tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirlerinin noterlerce yapılacağı, anılan yasa maddesinde belirtilen türden resmi bir satış ve devir işlemi yapılmaksızın, haricen satış ile işleten sıfatının devredildiğinin kabulünün mümkün olmadığı da dikkate alınarak davalı …’ün taraf sıfatın varlığı gözönüne alınarak tarafların iddia ve savunmaları ile delilleri toplanarak davanın esasına girilmesiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı… Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 04.04.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.