Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/7970 E. 2020/6604 K. 23.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7970
KARAR NO : 2020/6604
KARAR TARİHİ : 23.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuğun suça konu iş yerinden 66,00 TL. tutarındaki parayı çalması şeklinde gerçekleşen olayda, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Devriye görevini ifa eden kolluk görevlileri şüphe üzerine durdurulan temyiz dışı suça sürüklenen çocuk …’in çıkan 66,00 TL paranın kime ait olduğunun sorulması üzerine henüz yasal müracaatı bulunmayan müştekinin iş yerinden yaptıklarıı hırsızlığı itiraf ederek suça konu paranın müştekiye iadesinin sağlandığının anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 15-18 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanun’un 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme yaptırılıp rapor aldırılmasının zorunlu olmadığı ancak rapor aldırılmaması halinde gerekçesinin kararda gösterilmesi gerektiği halde, suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda gösterilmemesi,
4-Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilamı bulunsa da suç tarihi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sabıka olmadığı, hırsızlık suçundan zararın giderildiği ve konut dokunulmazlığını bozma suçunun da niteliği gereği giderilmesi gerekli somut (maddi) bir zararın bulunmadığı, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6 fıkrasının (b) bendinde yer alan ölçütün değerlendirilmek suretiyle suça sürüklenen çocuğun tekrar suç işlemeyeceği yolunda kanaate ulaşılarak tayin edilen cezaların ertelendiği, erteleme müessesesinden daha lehe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının da anılan nedenlerle oluştuğu gözetilmeden, sanığın “SSÇ’nin daha önce de hakkında HAGB kararı verildiği ve denetim süresinde suç işlediği anlaşıldığından SSÇ hakkında 5271 sayılı CMK’un 231 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” şeklindeki dosya içeriğine uygun olmayan gerekçe ile suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
5-Temyiz dışı suça sürüklenen çocuk …’ın suça konu iş yerine hırsızlık amacıyla girdiği esnada yine temyiz dışı suça sürüklenen çocuk … ve suça sürüklenen çocuk …’ın da dışarıda gözcü olarak beklediğinin ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk …’a verilen cezanın 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesi uyarınca arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
6-Kabule göre de; Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan ve fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi gereğince, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulacak hükümde, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesine, 23.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.