Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/6095 E. 2013/4970 K. 04.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6095
KARAR NO : 2013/4970
KARAR TARİHİ : 04.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … AŞ vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı … şirketine Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan motosikletin 04.06.2008 tarihinde devrildiğini, motosiklette yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralanarak sakat kaldığını belirterek daimi iş göremezlik zararı için 10.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuştur. Davacı vekili tarafından yargılama sırasında 26.04.2011 tarihli ıslah dilekçesi verilerek maddi tazminat istemi artırılmış ve sonuçta daimi iş göremezlik zararı nedeniyle 40.645,89 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istenmiştir.
Davalı … şirketi vekili, kazaya neden olan aracın müvekkili şirket tarafından trafik sigorta poliçesi ile sigortalandığını, trafik kazasının ehliyetsiz ve yaşı küçük araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğini, davacının kendi isteği ile ehliyetsiz bir kişinin kullandığı araca bindiğini, kask takmadığını, bu nedenlerle de davacının bölüşük kusurunun bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; “…davanın kabulü ile 40.645,89 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline…” karar verilmiştir. Karar, davalı … şirketi tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda BK.nun 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Bu itibarla, öncelikle bu savunma üzerinde durularak, mahkemece taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı, sürücü belgesinin bulunmadığı bilinerek araca binilip binilmediği, davacının olay sırasında kask takıp takmadığı, baş bölgesinden yaralanıp yaralanmadığı, yani olayın özel şartları göz önüne alınarak olayda hatır taşıması bulunduğu ve sürücünün ehliyetnamesinin olmadığı bilinerek araca binilmiş olduğu, davacının kask takmadığı ve kask takmaması nedeniyle zararın artmasına neden olduğu hususları saptandığı takdirde, tazminattan Borçlar Kanununun 43. ve 44. maddeleri gereğince hakkaniyete uygun bir indirim yapılıp yapılmaması hususunun tartışılması gerekirken bu yönden eksik inceleme yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Dava dilekçesinde, davacının inşaat ustası olarak çalıştığı ve günlük yevmiyesinin 50,00 TL olduğu ileri sürülerek maddi tazminat istenmiştir. Ancak; dosyada, davacının inşaat ustası olduğuna ve bu işten gelir elde ettiğine ilişkin delil bulunmamaktadır. Mahkemece, hükme esas alınan tazminat bilirkişi raporunda ise, davacının sürekli iş göremezlik zararı, Mimarlar Odası tarafından bir inşaat ustasının olay tarihi itibariyle günlük yevmiyesinin 30-35 TL olacağı bildirildiğinden, net asgari ücretin 1,57 katı üzerinden hesaplanmıştır. Mahkemece bu bilirkişi raporuna göre karar verilmiştir.
Oysa; böyle bir davada, gerçek zararın belirlenmesi için öncelikle, davacının işi ve gelirinin daha net kriterlerle ortaya konulması gerekmektedir. Şu durumda; mahkemece, davacıya, inşaat ustası olup olmadığının ve gelirinin belirlenmesi ve bu konuda varsa elindeki delillerini ibrazı için ispat imkanı verilmeli, bu konu ile ilgili kuruluşlara yazı yazılarak araştırma yapılmalı (vergi kayıtları, Sosyal Güvenlik Kurumu, vd ), inşaat ustası olduğunun belirlenmesi halinde, davacının kaza tarihi itibariyle, yaşadığı yere ve inşaat mevsimine göre tüm yıl boyunca çalışıp, çalışamayacağının ve yıl içerisinde çalışabileceği dönemlere göre yıllık ve aylık ortalama gelirinin ilgili meslek kuruluşlarından (İnşaat Mühendisleri Odası veya benzeri bir meslek kuruluşundan) sorulup
araştırılarak muhtemel geliri tespit edildikten sonra dosyanın aynı bilirkişiye tevdii ile ek rapor alınması ve kazanılmış haklar da dikkate alınarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … AŞ’ye geri verilmesine 4.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.