YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2947
KARAR NO : 2012/3238
KARAR TARİHİ : 24.04.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Takibin iptali
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinde daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
2577 sayılı Kanunun 28/2.maddesi hükmünde, idari yargı mahkemelerinin tam yargı davaları hakkındaki kararlardan belli bir miktarın tahsilini içerenlerin genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunacağı belirtilmiştir. Bu nedenle idari yargının edayı içeren ilamları icra dairesinde ilamlı takibe konu edilebilir. Hukuk Genel Kurulunun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 E.,-1997/776 K. sayılı kararında vurgulandığı üzere “ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Diğer bir anlatımla, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. O nedenle sınırlı yetkili icra mahkemesince ilamın infaz edilecek kısmı yorum yoluyla belirlenemez.”
Somut olayda, icra takibinin dayanağı olan İstanbul 5. Vergi Mahkemesinin 30.09.2011 tarih ve 2011/487 E- 3809 K. sayılı ilamı ile, “…dava konusu işlemin iptaline, fazladan yapılan kesintinin davacıya ret ve iadesine, 56,50 TL yargılama gideri ve 550,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınıp davacıya verilmesine” karar verildiği, bu haliyle ilamın hüküm fıkrasının iptal edilen işlemin usulsüzlüğünün tespiti niteliğinde olduğu, alacaklı lehine hükmedilen yargı gideri ve vekalet ücreti dışında belli bir miktarın tahsiline dair eda hükmü içermediği görülmektedir.
O halde mahkemece, dayanak ilamın yargı gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmı dışındaki bölümün, eda hükmü taşımadığı nazara alınarak, şikayetin kısmen kabulü ile yargı gideri ve vekalet ücreti kalemleri dışındaki kısımla ilgili takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde şikayetin tümden reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366. ve HUMK.nun 428.maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 24.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.