YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6035
KARAR NO : 2013/5295
KARAR TARİHİ : 11.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi,
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün davacılar vekili, davalılar …, … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucunda müvekkili …’in farazi desteğinin hayatını kaybettiğini ileri sürerek toplam toplam 42.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne 4.329,48 TL maddi tazminatın ve toplam 46.000,00 TL manevi tazminatın (davalılardan sigorta şirketi maddi tazminattan sorumlu olmak üzere) davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili, davalılar …, … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacıların farazi desteği … yolun karşısına geçmeye çalışırken, davalı …’nın kullandığı araç çarpmış ve hayatını kaybetmiştir. Uyuşmazlık kusur durumunun belirlenmesi noktasındadır. Mahkemece üç ayrı bilirkişi raporu alınmış
raporlarda oranları değişmekle beraber asli kusur müteveffaya verilmiştir. Ancak son alınan rapor inşaat mühendisi bilirkişi heyetinden alınmıştır. Davalının taksirle ölüme neden olmak suçundan hakkında yapılan ceza yargılaması kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince alınan ilk raporda sürücünün asli kusurlu olduğu belirtilmiş, son raporda ise bu kez yaya müteveffanın asli kusurlu olduğu kabul edilmiş, mahkemece takdiren sürücü ve yayanın eşit oranda kusurlu oldukları kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Bu durumda kusur oranının dağılımı konusunda bir çelişki bulunmaktadır. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca ceza mahkemesince belirlenen kusur oranı hukuk mahkemesi için bağlayıcı değildir, ancak kesinleşen maddi olgu bağlayıcıdır. O halde, mahkemece Karayolları Genel Müdürlüğü’nde görev yapmış trafik alanında uzman bilirkişilerden oluşacak üç kişilik bilirkişi heyetinden tüm raporların değerlendirilmesi, ceza yargılamasındaki deliller ve özellikle tanık anlatımları da değerlendirilmek sureti ile alınacak gerekçeli ve ayrıntışı bilirkişi raporu sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma nedenine göre davacılar vekili ve davalılar …, … vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve davalılar …, … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar ve davalılar …, … yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve davalılar …, … vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ile davalılar …, …’ya geri verilmesine 11.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.