YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9314
KARAR NO : 2010/425
KARAR TARİHİ : 25.01.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar kayyım … tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesine ilişkindir.Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm Davalılar kayyım vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde:dava konusu parselde davacı ve davalıların müşterek ve iştirak halinde malik olduklarını aralarında rizai taksimin mümkün bulunmadığını, belirterek satılarak ortaklığın giderilmesini istemiştir.Bir kısım davalılar taşınmazın aynen taksimini istemişler bir kısım davalılar ise usulüne uygun dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edildiği halde duruşmalara katılmamışlardır.
Dava konusu edilen ve satışına karar verilen … ili … ilçesi … mahallesi … ada … parsel 214.50 m2 yüzölçümünde arsa niteliğindeki taşınmazın imar uygulaması sonucu karardan önce kaydının 3.4.2003 tarih ve 2332 yevmiye ile kapatıldığı, 485 sayfa 301 pafta … ada … parsel numarası ile tapuya tescil edildiği, yeni oluşan tapu kaydına göre davacı ve davalılar dışında başka paydaşlarında olduğu temyiz dilekçesine verilen cevap dilekçesi ekinde bulunan Kocasinan kaymakamlığı ilçe tapu sicil müdürlüğünün 8.7.2009 tarih ve B091TKG4384801-101-05-4507 sayılı yazısı ve ekindeki tapu kaydından anlaşılmaktadır.Yeni oluşan … ada … parsele ilişkin tapu kaydına göre maliklerin tamamı davada yer almamışlardır.Bu durumda taraf teşkili sağlandığı söylenemez.Bu nedenle en son oluşan tapu kaydına göre taraf teşkilinin sağlanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.1.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.