YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6584
KARAR NO : 2020/4945
KARAR TARİHİ : 24.09.2020
Mahkemesi : İzmir 14. İş Mahkemesi
Dava, sigorta başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 01.09.1986 olduğunun tespitini istemiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; İşe giriş bildirgesinin sigortalı konumunda çalışmanın varlığını kabul için yeterli olmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; “1-Dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,
2-Davalı Kurum harçtan muaf olmakla harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı yanca yatırılan 31,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
4-Davalı kurum dava açıldığı tarih itibariyle dava açılmasına sebebiyet verdiğinden bu dava nedeni ile davacı tarafça yapılan 156,00 TL TL tebligat gideri, 34,00 TL talimat gideri ve 40,00 TL tanıklık ücreti olmak üzere toplam 230,00 TL giderin davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Bu dava nedeni ile davalı tarafça yapılan avansların davalı kurum üzerinde bırakılmasına,
6- Davacı taraf kendini vekiline temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 2725 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı Kurum vekili, Kurum tarafından yasal düzenlemeler doğrultusunda işlem tesis edilip, nizaya sebebiyet verilmemesine rağmen yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince; a-) Davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; İzmir 14. İş Mahkemesi’nin 07.03.2019 tarih, 2017/375 Esas ve 2019/49 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına,
1-) Dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,
2-) Alınması gereken 44,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubuyla 13,00 TL noksan harcın davacıdan tahsiline,
3-) Davacı tarafça yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-) Davalı SGK Başkanlığı tarafından yapılan 25,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı SGK Başkanlığı’na verilmesine,
5-) AAÜT uyarınca 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı SGK Başkanlığı’na verilmesine,
b-) 1-) Davalı SGK Başkanlığı tarafından karşılanan 0,35 TL istinaf kanun yolu yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı SGK Başkanlığı’na verilmesine,” karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk derece mahkemesi kararında davanın konusuz kaldığından bahisle “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş ve müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmişken, Bölge Adliye Mahkemesince bu kararın kaldırılarak yine davanın konusuz kaldığından bahisle “karar verilmesine yer olmadığına” karar verildiğini, ancak vekalet ücretinin müvekkilinden alınarak, davalı Kuruma verilmesi şeklinde hüküm tesis edildiğini, tesis edilen bu hükmün haksız, usul ve yasalara aykırı olduğunu; zira HMK 331/1. maddesinde dava açıldığı tarihte hangi tarafın haklı olduğunun vekalet ücretinin takdirinde baz alınan unsur olduğunu, dava açıldığı tarihte müvekkilinin haklı olduğunu, Kurum yetkilileri ile müvekkilinin yaptığı görüşmede işe giriş tarihinin 01.10.1986 olarak mahkemece düzeltilmesi halinde emekli olacağının bildirildiği, nitekim yargılama sırasında yapılan düzeltme neticesinde emekliliğe hak kazandığını, dosyada bulunan 23.11.2018 tarihli hizmet döküm cetvelinde de düzeltmenin yapıldığı görülmekle dava açıldıktan sonra hatta karar aşamasında Kurum tarafından düzeltme yapıldığı açık olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
10/09/2014 tarih ve 6552 sayılı Kanun’un 64. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7/3. maddesi ile “31/05/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesi zorunludur. Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan müracaata altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz” hükmü getirilmiştir.
5521 sayılı Kanuna yapılan değişiklik ile dava açmadan önce Kuruma müracaat zorunluluğu, iş yargısında uyuşmazlıkların azaltılması, sigortalı ile Kurum arasında uyuşmazlık çıkmadan dava açılmasının önlenmesidir. Getirilen düzenleme ile sigortalı önce Kuruma müracaat edecek, Kurum isteme olumsuz cevap verirse veya belli bir süre sessiz kalırsa öyle dava açılabilecektir. Bu düzenleme 2577 İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesine benzer bir düzenlemedir.
İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7. maddesine getirilen düzenleme ile dava açılabilmesi için önce sigortalı ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında uyuşmazlık bulunması şartı aranmıştır. Bu uyuşmazlık ise Kurumun istemi reddetmesi veya reddetmiş sayılması ile oluşur. Bunun için de Kuruma müracaat zorunludur. Sigortalının henüz Kurumca reddedilmiş bir talebi yokken, Kurumun talebini reddetme ihtimaline binaen dava açılmasında hukuki yarar yoktur. Bu haliyle önce Kuruma müracaat zorunluluğu, HMK’nun m. 114/1-h bendinde düzenlenen hukuki yarar bendine girmektedir.
Yukarıda yer alan yasal düzenlemeler uyarınca davanın, yasanın yürürlüğünden sonra açıldığı gözetilerek, davacının dava tarihinden önce Kuruma müracaatı olup olmadığının araştırılması, Kurumdan müracaat ve cevaba ilişkin belgelerin istenmesi, sonuçta müracaatı varsa davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedileceği, müracaatı yoksa temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı olduğu üzere davalı Kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedileceği hususu düşünülmeksizin eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.