Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/7926 E. 2013/8760 K. 10.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7926
KARAR NO : 2013/8760
KARAR TARİHİ : 10.06.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili ve davalı ESHOT Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, müvekkili … ‘ın maliki, …’in sürücüsü olduğu araç ile davalı ESHOT Genel Müdürlüğü’nün işleteni, davalı …’un sürücüsü olduğu ve davalı … Sigorta’ya ZMSS poliçesi ile sigortalı olan aracın çarpışması sonucu aracın hasarlandığını ve sürücünün yaralandığını belirterek kaza nedeniyle yapılan 16.868,66 TL tedavi gideri, eğitimine devam edememekten kaynaklanan 5.040 TL eğitim gideri ile 5.000 TL manevi tazminatın ve 13.000 TL araç hasarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Sigorta vekili, kusur oranında ve poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, kusur oranını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ESHOT Genel Müdürlüğü vekili de kusur oranını kabul etmediklerini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, davalının %65 kusuru uyarınca sigorta hakkında açılan davanın konusu kalmadığından reddine, bakiye 2.450 TL
araç hasarı ve 2.000 TL manevi tazminatın sigorta dışındaki davalılardan; 10.964,63 TL tedavi gideri ile 3.276 TL eğitim giderinin davalı ESHOT Genel Müdürlüğü’nden tahsiline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı ESHOT Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre davalı ESHOT Genel Müdürlüğü vekilinin ve davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Mahkemece davacının eğitim gideri talebi kararın gerekçe kısmında tartışılmış olmasına rağmen bu talep ile ilgili karar hüküm fıkrasına geçirilmemiştir. Davacı vekilinin talebine binaen ilgili talep tavzih ile hüküm fıkrasına eklenmişse de, 6100 s. HMK.nin 305/2. fıkrası uyarınca hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. O halde tavzih talebinin kabulü ile hüküm fıkrasının davalı aleyhine değiştirilmesi isabetli olmamıştır.
3- Davalı ESHOT Genel Müdürlüğü vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacının eğitim gördüğü kurumdan alınan yazıda davacı …’in bazı final sınavlara girmemekle beraber 1. sınıfa geçmeye hak kazandığı, ancak 2007-2008 eğitim yılında kendi isteğiyle programdan kayıt sildirdiği anlaşılmaktadır. O halde davacının yaralanma nedeniyle sene kaybı oluşmamış olup, eğitim gideri yönünden de herhangi bir zararı meydana gelmemiştir. Davacının buna ilişkin talebinin tümden reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kabule göre de, davacı vekili dava dilekçesinde tedavi giderinin davalıların tamamından, eğitim giderine ilişkin talebin ise davalılar ESHOT Genel Müdürlüğü ve Mesut’tan tahsilini istemiştir. Davalılar Mesut, ESHOT Genel
Müdürlüğü ve Güven Sigorta hükmedilen tedavi giderinden müştereken ve müteselsilen sorumlu ise de, yargılama sırasında yürürlüğe giren ve 2918 sayılı Yasanın 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın “Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı” hükmü getirilmiştir. Bu düzenleme ile Sigorta şirketinin yasadan ve sözleşmeden kaynaklanan tedavi gideri yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile ile sona erdirilmiş bulunmaktadır.
Bu durumda 2918 sayılı Yasanın 98.maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk “Sosyal Güvenlik Kurumu’na” geçtiğinden eldeki davada yasal hasmın “Sosyal Güvenlik Kurumu” olması gerekir. Alınan bilirkişi raporunda tedavi giderlerinin özel sağlık kuruluşunda yapılan tedavilere ilişkin olduğu anlaşıldığından mahkemece “Sosyal Güvenlik Kurumu”nun davaya dahil edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile sadece ESHOT Genel Müdürlüğünden tahsile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4- Davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dava açılırken talep edilen tazminatlara kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş olup, mahkemece kurulan hükümde faize hükmedilmemiştir. Faiz talebi ile ile ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de isabetli bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ESHOT Genel Müdürlüğü vekili ve davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ESHOT Genel Müdürlüğü vekilinin, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalı ESHOT Genel Müdürlüğüne geri verilmesine 10.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.