YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2699
KARAR NO : 2012/7382
KARAR TARİHİ : 21.03.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 24.787,95 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesinde, Türk Telekom Müdürlüğünde çalışmakta iken 4046 sayılı yasa gereğince bu kurumun özelleştirme kapsamına girmesi nedeniyle … Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü’ne teknisyen olarak naklen atanan davalının, 4046 sayılı Yasanın 22.maddesi gereği, atandığı tarihte aldığı net maaş tutarının dondurularak bu tutarın yeni atanılan kadroda hak ettiği aylık, ek gösterge, ikramiye, her türlü zam ve tazminat haklarına döner sermayeden yapılan ek ödemenin “fark tazminatı” hesabına dahil edilmesi gerekirken, döner sermayeden davalıya ayrıca ek ödeme yapılması nedeniyle 2006 yılı Haziran ayı ile 2009 yılı Aralık ayına kadar ödenen toplam 24.787,95 TL yersiz ödemenin, ödeme yapılan her ay için ödeme tarihlerinden itibaren kademe kademe işletilerek yasal faiz ile birlikte tahsili talep ve dava edilmiştir.Davalı davanın reddini dilemiş, mahkemece, davalıya fazla ödenen 24.787,95 TL’nin 3.783,15 TL yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Davada, davalıya yersiz ödendiği iddia olunan bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili istenilmiştir.
Sebepsiz zenginleşmenin iade borcunun para ile ifa edileceği durumlarda faizin hangi tarihte işlemeye başlayacağı sorunu ile karşılaşılır.Zenginleşen, ister iyiniyetli ister kötüniyetli olsun, kendisinden iade talep edilmeden önce temerrüde düşmüş sayılması olanaklı değildir. Böyle bir çözümün yasal dayanağı bulunmamaktadır. Haksız fiillerde failin daima mütemerrit sayılması şeklindeki çözüme kıyasen de böyle bir sonuca varılamaz. Sebepsiz zenginleşmenin amacı ve özellikleri haksız fiilden çok başkadır.Sebepsiz zenginleşme nedeniyle temerrüt faizi yürümesi için, borçlunun yani haksız mal edinenin ya bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur.O halde, somut olayda, davalı için keşide olunan bir ihtarname bulunup bulunmadığı araştırılmalı, Borçlar Kanununun 101.maddesi anlamında davalının temerrüdü yoksa dava tarihinden itibaren davalının temerrüde düştüğü kabul edilmek suretiyle faiz yönünden karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi, doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.